?>

Mardin’de Derneklerde; Hizmet Yarışı mı, Tabela Yarışı mı?

Nurullah Yalçın

10 saat önce

Mardin turizmde aldı başını gidiyor.

Oteller açılıyor, restoranlar çoğalıyor, turist sayısı artıyor. Sokaklarda neredeyse yılın her döneminde farklı şehirlerden, farklı ülkelerden insan görmek mümkün.

Bunlar güzel şeyler.

Ama turizm geliştikçe başka bir şey daha hızla çoğalıyor:

Turizm dernekleri!

Ya da proje dernekleri!

Neredeyse her gün yeni bir isim, yeni bir dernek, yeni bir başkan...

İnsan ister istemez soruyor:

Mardin’in gerçekten bu kadar turizm derneğine, ya da farklı adlar altında açılan derneklere ihtiyacı var mı?

Dernek kurmak elbette herkesin hakkı.

Sivil toplum kuruluşlarının fazla olması da aslında bir şehir için zenginliktir.

Ama mesele dernek kurmak değil.

Mesele, o tabelanın altını doldurabilmek.

Mardin’de son dönemde iş biraz, “O dernek kurduysa ben de kurarım. O başkan olduysa ben neden olmayayım?” yarışına dönmüş gibi görünüyor.

Peki sonra?

Tabela asıldı.

Başkan seçildi.

Yönetim oluşturuldu.

Fotoğraflar çekildi.

Ardından protokol ziyaretleri başladı.

Valiyi ziyaret ettik...

Kaymakamı ziyaret ettik...

Belediye başkanını ziyaret ettik...

Falan kurumla istişare ettik...

Fotoğraf çek, sosyal medyada paylaş.

İyi de kardeşim, Mardin turizmi için ne yaptınız?

Asıl soru bu!

Kaç esnafın kapısını çaldınız?

Kaç turizm çalışanına eğitim verdiniz?

Mardin'e gelen turistin şikâyetlerini araştırdınız mı?

Otopark sorununa kafa yordunuz mu?

Trafiği konuştunuz mu?

Fiyatları, hizmet kalitesini, konaklamayı, rehberliği, gastronomiyi masaya yatırdınız mı?

Turistin Mardin’de bir gece daha fazla kalması için ne önerdiniz?

Kışın otellerin, restoranların ve turistik işletmelerin boş kalmaması için hangi projeyi geliştirdiniz?

Bunları konuşmamız gerekiyor.

Çünkü Mardin’in ihtiyacı yeni tabelalardan önce yeni fikirlere ihtiyaç var.

Bu şehrin ciddi bir Turizm Master Planı'na ihtiyacı var.

Bugünü değil, 20-30 yıl sonrasını düşünmek zorundayız.

Mardin turizmi nereye gidiyor?

Kaç turist kaldırabiliriz?

Tarihi yapılarımızı nasıl koruyacağız?

Yeni turizm alanlarını nasıl oluşturacağız?

Dara'yı, Midyat'ı, Savur'u, Nusaybin'i, Dargeçit'i, Derik'i turizm pastasına nasıl daha fazla dahil edeceğiz?

Gastronomiyi nasıl büyüteceğiz?

Turisti Mardin’de bir gün değil, üç gün, dört gün nasıl tutacağız?

Dernek dediğiniz kuruluşların bunları tartışması gerekiyor.

Elbette herkesi aynı kefeye koymak da haksızlık olur.

Bu şehir için gerçekten çalışan, kapı kapı dolaşan, proje üreten, Mardin’in turizmden daha fazla pay alması için çabalayan insanlar ve kuruluşlar da var.

Onların hakkını teslim etmek gerekir.

Kim Mardin için bir çivi çakıyorsa Allah razı olsun.

Kim proje üretiyorsa destekleyelim.

Kim turistin Mardin’de daha fazla kalmasını, esnafın daha fazla kazanmasını sağlıyorsa alkışlayalım.

Ama sadece kartvizitine “Başkan” yazdırmak için dernek kuruluyorsa, orada durup düşünmek lazım.

Çünkü Mardin'in başkana değil, çalışana ihtiyacı var.

Mardin’in protokol fotoğraflarına değil, projelere ihtiyacı var.

Mardin’in “ziyaret ettik, görüştük, istişare ettik” açıklamalarından çok, “şunu yaptık, bunu başardık” açıklamalarına ihtiyacı var.

Birbirinizle tabela yarışına girmeyin.

Mardin’e hizmet yarışına girin.

O zaman kim daha fazla çalışıyorsa, kim daha fazla proje üretiyorsa, kim bu şehre daha fazla turist getirip esnafın yüzünü güldürüyorsa biz de onu alkışlayalım.

Çünkü mesele koltuk değil.

Mesele başkanlık hiç değil.

Mesele Mardin ise, gerisi teferruattır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI