?>

Mardin’de Odalarda Jübile Zamanı mı?

Nurullah Yalçın

5 saat önce

Yıllardır aynı anlayışla yönetilen odalar Mardin’e gerçekten ne kazandırdı?

Soru basit.

Cevabı ise oda üyeleri versin.

Elbette çalışanı, üreteni, üyeleri için kapı aşındıranı, kurumuna değer katanı ayrı tutuyorum. Hakkını teslim etmek gerekir.

Ama yıllardır aynı koltukta oturup ne üyelerine yeni bir vizyon sunabilen, ne Mardin’in sorunlarını güçlü biçimde Ankara’ya taşıyabilen, ne de arkasında “İşte bunu biz yaptık” diyebileceği kalıcı bir eser bırakabilenlerin de artık kendilerine bazı sorular sormasının zamanı gelmedi mi?

Bir dönem daha neden?

Yapılamayan ne kaldı?

Yıllardır yapılamayan, yeni dönemde nasıl yapılacak?

Meslek odası nedir?

Aidat toplamak mı?

Belge düzenlemek mi?

Seçimden seçime üyelerin kapısını çalmak mı?

Fotoğraf vermek, ziyaret kabul etmek, birkaç açıklama yapmak mı?

Hayır!

Meslek odaları üyelerinin sesi olmak zorundadır.

Ankara’nın kapısını aşındırmalı. Bakanlıklarla görüşmeli. Yatırımın peşinden koşmalı. Yeni pazarlar bulmalı. Eğitimler düzenlemeli. Ulusal ve uluslararası projeler üretmeli. Üyesinin önünü açmalı.

En önemlisi de şehrin ekonomik geleceğine kafa yormalı.

Peki, Mardin’de bütün odalarımız bunu yapabiliyor mu?

Keşke gönül rahatlığıyla “Evet” diyebilseydik.

Bazı odalarda yıllardır isimler aynı.

Söylemler aynı.

Yöntemler aynı.

Seçim yaklaşınca vaatler çok.

Seçim bitince sesler az!

Ama dünya aynı değil.

Ekonomi değişiyor.

Ticaret değişiyor.

Teknoloji değişiyor.

İş yapma biçimleri değişiyor.

Pazarlar değişiyor.

Peki yönetim anlayışları neden değişmesin?

Dünün yöntemleriyle bugünün dünyasında yol alınamaz.

Mardin’in bugün ihtiyacı olan şey koltuk yarışı değil, vizyon yarışıdır.

Kim daha uzun süre başkanlık yaptı yarışının bu şehre ne faydası var?

Asıl yarış şu olmalı:

Kim daha fazla proje üretti?

Kim üyelerine yeni pazarlar açtı?

Kim yatırım getirdi?

Kim Ankara’da Mardin’in sorunlarını masaya vurdu?

Kim genç girişimcinin elinden tuttu?

Kim üyelerinin sorununu çözdü?

Kim kurumunu geleceğe hazırladı?

Başarı ölçüsü budur.

Yıllarca görev yapmış oda başkanları elbette bu şehrin hafızasıdır. Emekleri varsa teşekkür edilir, tecrübelerinden yararlanılır.

Ama tecrübe başka şeydir, koltuğu vazgeçilmez görmek başka...

Bazen en büyük hizmet, zamanı geldiğinde “Ben görevimi yaptım, şimdi sıra yeni arkadaşlarda” diyebilmektir.

Bu bir kayıp değildir.

Aksine büyük bir erdemdir.

Onursal başkanlıklar oluşturulur.

Danışma kurulları kurulur.

Tecrübeli isimler genç yöneticilere yol gösterir.

Böylece hem geçmişin birikimi korunur hem geleceğin önündeki kapılar açılır.

Genç, dinamik, dünyayı takip eden, proje yazabilen, yabancı pazarlara bakabilen, teknolojiyi bilen, gerektiğinde Ankara’da kapı aşındırabilecek yeni kadrolara fırsat verilir.

Çünkü hiçbir kurum aynı isimlerle sonsuza kadar büyüyemez.

Değişmeyen kurum bir süre sonra kendi etrafında dönmeye başlar.

O nedenle yıllardır o koltuklarda oturanlara bir soru sormak gerekiyor:

Daha kaç yıl?

Bir dönem daha mı?

Sonra bir dönem daha mı?

Sonra “üyeler isterse devam ederiz” mi?

Belki de artık bazı odalarda seçim hazırlığından önce jübile hazırlığı yapmanın zamanı gelmiştir.

Alkışlarla...

Teşekkürlerle...

Onursal bir vedayla...

Ve başı dik şekilde görevi yeni kuşaklara devrederek.

Çünkü makamlar kimsenin tapulu malı değildir.

Temsil makamları kişisel kariyer alanı hiç değildir.

O koltuklar hizmet etmek için vardır.

Mardin’in artık sadece seçim kazanan başkanlara değil, şehir kazandıran başkanlara ihtiyacı var.

Proje üreten...

Üyesini dinleyen...

Hesap veren...

Ankara’da kapı aşındıran...

Dünyayı takip eden...

Ve gerektiğinde koltuğu bırakmasını da bilen yöneticilere...

Belki de artık gerçekten jübile zamanı gelmiştir!

YAZARIN DİĞER YAZILARI