?>

Turizm Bölgesindeki Fahiş Kiralar Esnafın Belini Büküyor

Nurullah Yalçın

7 saat önce

Binlerce yıllık tarihiyle, Mezopotamya’nın kalbinde bir masal şehri olan Mardin’imiz, son dönemde ne yazık ki"fahiş kira" ve bunun doğurduğu "pahalı şehir" yaftasıyla anılıyor. Özellikle turizm bölgesindeki mülk sahiplerinin ayakları yere basmayan kira beklentileri, bu şehrin yükünü sırtlayan esnafımızı kelimenin tam anlamıyla köşeye sıkıştırmış durumda. Gelin, iğneyi başkasına batırırken çuvaldızı da kendimize saklamayalım. Eski Mardin’de asırlık bir taş dükkanın ya da tarihi bir konağın kirasını insaf sınırlarının ötesine taşıdığımızda neyi amaçlıyoruz? O dükkanı tutan işletmeci, sırtına yüklenen bu devasa maliyeti elbette cebinden ödemeyecek! Ödeyemez de zaten.. Doğal olarak bu yüksek kirayı sattığı ürünün, sunduğu hizmetin üzerine eklemek zorunda kalıyor. Düşünün ki; bir esnaf dükkanında yıllardır geleneksel yöntemlerle badem şekeri üretiyor ya da el emeği göz nuru telkari gümüşü işliyor. Mülk sahibi kirayı bir gecede fahiş oranda artırdığında, o esnaf ne yapsın? Dün makul bir kârla sattığı bir kilo badem şekerinin ya da gümüş kolyenin fiyatını, sadece kirayı çıkarabilmek için fiyatı yükseltmek zorunda kalıyor. Bir cafede bakır cezvede pişen mis kokulu bir Süryani kahvesinin ya da akşam sofrasını süsleyen kaburga dolmasının fiyatı bir anda tırmanışa geçiyor. Sonra ne mi oluyor? Kapıdan giren yerli veya yabancı turist, "Mardin çok güzel ama her şey ateş pahası, esnaf fırsatçılık yapıyor" dememesi lazım,bu şehirden kırgın ayrılmamalıdır. Yani mülk sahibinin o bitmek bilmeyen kâr hırsı, aslında esnafı değil, doğrudan Mardin’in geleceğini ve turizm markasını baltalıyor. Kendi bindiğimiz dalı, daha çok kazanma hırsıyla kendi ellerimizle kesiyoruz. Enflasyonla topyekün mücadele ettiğimiz bu zorlu ekonomik konjonktürde, mülk sahiplerine her zamankinden daha büyük bir vicdani ve tarihi sorumluluk düşüyor. Bu şehir sadece taştan duvarlardan ibaret değildir. O duvarlara ruhunu veren, gelen misafiri güler yüzle kapıda karşılayıp "Baş göz üstüne" diyen esnafın ta kendisidir. Eğer esnafı bu fahiş kiraların altında ezmeye devam edersek, yarın o dükkanları kiralayacak yerli işletmeci bulamayız. Şehrin dokusu bozulur, yerini samimiyetten uzak, sadece paraya odaklı mekanlar alır. Çözüm son derece net ve ortada: Mülk sahiplerinin elini taşın altına koyması gerekiyor. Kiralar, esnafın nefes alabileceği, dükkanını döndürebileceği makul ve sürdürülebilir bir seviyeye çekilmelidir. Eğer mülk sahipleri bu enflasyonist ortamda kira artışlarında esnafa omuz verir, yardımcı olursa, bu fedakarlık zincirleme olarak tüm şehre yansıyacaktır: Mardin turizmini korumak, bu şehrin ekmeğini yiyen herkesin ortak görevidir. esnafımıza sahip çıkalım, çünkü Mardin hepimizin gururudur.. Mardin’in “pahalı şehir” olarak değil, “eşsiz, kaliteli, güvenilir ve misafirperver şehir” olarak anılması hepimizin ortak sorumluluğudur...
YAZARIN DİĞER YAZILARI