USD 0,0000
EUR 0,0000
USD/EUR 0,00
ALTIN 000,00
BİST 0.000

Kursak Ve Barsak Arasındaki Trafik

15-05-2020
Google News

Başlığa bakarak " bu da nereden çıktı " diyecek çok kişiyi görüyor gibiyim.

" Türk´ün aklı ya kaçarken, ya s.....ken gelir " derler ya.... Benimki de öyle bir şey galiba.

Coronavirus belasından kaçarken ; daha fazla boş zaman bulan beyin hücreleri , hem kendini hem beni daha fazla yorarak deli sorular sorma moduna sokuyor.

Başlıktaki ifadenin açılımı bu kaçış serüveninin hediye ettiği deli sorulardan biri galiba....

" BİRCOK İLİMİZ NEDEN YEMEKLERLE ANİLİYOR? "

Yeraltı ve yerüstü zenginlikleriyle birçok değere, birçok varlığa sahip olan ülkenin birçok kenti ; anılması gereken onca değerler dururken neden yemeklerle tanınmayı seçmiş ?

3-5 kenti dışarda bırakıp baktığımızda ; birçok kentimizin hala yerel yemekleriyle anılmakta olduğunu görmekteyiz.

Şanlıurfa dendiğinde çiğköfte akla gelmiyor, çiğköfte dendiğinde Şanlıurfa akla geliyor mesela. Bu gerçek Mardin´in kaburga dolması için de Gaziantep´in baklavası için de Hatay´ın künefesi için de geçerlidir. Yemekler şehirlerle değil, şehirler yemeklerle tanınma yanlışlığı içinde olmuş yıllar yılı....Oysa kentlerimiz kendisiyle özdeşleşecek, kendisiyle tanımlanabilecek o kadar güzide değerlere sahip ki.....Tarihi yapısıyla, doğal güzellikleriyle, her biri kültür mirası olabilecek değerde gelenekleriyle, diliyle, kültürüyle, folkloruyla, müziğiyle, yıllarca yaşattığı ritüellerle anımsanabilecek, tanınabilecek kadar zenginliğin sahibiyken; çiğköfte leğeninin arkasına sığınıp, içliköfte kızartıp, alinazik yapıp, hala ekşili meftunelerle kentimizi tanıtma sevdamızı sürdürmekteyiz.

Peki yıllar yılı sürdürmekte olduğumuz bu yanlışın nedeni ne olabilir ? Bana göre üç neden var :

1. Obezite sevdası
2. Kolaycılık
3. Araştırma- soruşturma- öğrenme içgüdümüzün yeterince gelişmemiş olması .

Yaşamakta olduğumuz evin müştemilatında ayırım yapabilecek kadar obezite heveslisi olup mutfağa çalışma odasından fazla zaman ayırmak bu sonun başlangıcı olmuştur. İşte tam da burada yazıdaki başlık anlam kazanıyor. Kursaktan barsaga oluşan yoğun trafik sıkışıklığı da, zaman zaman tıkanıklığa da neden olmasına rağmen bu tercihte ısrarcı olmaya devam etmekteyiz.

Emek harcamadan, oturduğun yerden mevcut argümanları kullanarak, tabak tabak yemekleri sosyal medyada teşhir etmeyi bir maharet sayarcasına kolaycılığa kaçmayı tercih etmişiz.

Tarihimizden hep kacmisiz. Sahip olduğumuz değerlerin kıymetini bilmemişiz. Çok dilliliğin, inançların, değişik kültürlerin kentimize kazandırdığı katma değerin farkına varmamış olacağız ki; araştırma-soruşturma-öğrenme gereği bile duymamışız. Yaşatma zorunda olduğumuz folkloru, müziği, örf ve adetleri , oyunları, ortak yaşam biçimini hiç önemsememişiz ki; eriyip yok olma pahasına yalnız bırakmışız.

Böylesine zengin değerlere sahip olan kentinde bunları görmezden gelip, araştırma-soruşturma gereği duymadan kursak-barsak trafiğini devam ettirmek ve bundan tanıtım anlamında medet ummak hangi aklın karidir hala anlamış değilim. Makarnacı İtalya´yı saymasak; hangi ülkenin hangi kenti yemeği ile tanınıyor?

Şimdi gelin birlikte zenginliklerini elinin tersiyle itip; kursak-barsak yöntemiyle hafızalarda yer almış bazı kentlerimizi belli başlı yemekleriyle analım :

Çiğköftesi, ciğer kebabı ve patlıcanlı kebabıyla Şanlıurfa,
Adana kebabı, sağlamıyla Adana,
Mumbar ve ekşili meftunesiyle Diyarbakır,
Kaburga dolması, içliköftesi, badem şekeri, cevizli sucuğuyla Mardin,
Künefe, tepsi kebabı, humus ve muhammarasiyla Hatay,
Lahmacun, alinazik, beyran, katmer ve baklavasıyla Gaziantep,
Dondurmasıyla Kahramanmaraş,
Bir türlü paylaşamadıkları büryan ile Siirt ve Bitlis,
Etli ekmeği ve pidesiyle Konya,
Testi kebabıyla Tokat,
Tantunisiyle Mersin,
Islama köftesiyle Adapazarı,
Çağ kebabıyla Erzurum,
Perde pilavıyla Batman,
Köfteci Ramiz dendi mi Manisa,
Ekmeği ve her türlü hamsi yemeğiyle Trabzon,
Mıhlamasıyla Rize,
Pastırmasıyla Kayseri,
Kaymağı ve sucuğuyla Afyon,
İskender kebabıyla Bursa,
Kaşarıyla Kars,

Uzadıkça uzuyor ...
Aman trafik kurallarına uyalım, beklenmedik kazalar olmasın....

 

 

SİZİN DÜŞÜNCELERİNİZ?
Semih Hocaoğlu
Semih Hocaoğlu
Evet Barış, Hatta Hemen Şimdi Ama Önce Kendinle Barış! Okul Zili Çalarken! 50 Yıl Önce, 50 Yıl Sonra İbretlik Bir Hikaye Bu Ne Hadsizlik?.. Rakamların Dili Ödüller Üzerine! Yangın Yerine Hangi İtfaiye? Bu Konu da Sulandırıldı! Soyadı, Aile Adı, Lakap Bir Mardin Masalı Ezanı Kim Susturdu? Kaybolan Efsaneler Mardinspor'dan Haber Var Amacından Uzak Grup Toplantıları N E R E D E N N E R E Y E E E.. Ö Z E N E D A V E T !... Neler Oluyor Bize? SAÇMALIKLARDAN SEÇMELER Bakım Masrafları Yük Oluyormuş... Ali Yazar, Veli Bozar! Keşke Yanılan Ben Olsam ... Beyin bilmesin, beynin bilsin! Bugün Günlerden Mardinspor! Akılla Alay Etmek Diriye Yoksa, Ölüye Biraz Saygı Her Görüş, Her Fikir Saygıdeğerdir R İ T U E L İ S T T I P Aranan Kan Bulunmuştur! Yeter ki benim olsun, Küçük olsun Ekonomik Seyrusefer Mardin Ziraat Fakültesi Senin Hakkındır Şiddetle Kınıyorum Mardin'e Özlem Atışma! Bugün Günlerden Mardinspor Bundan iyisi, Şam'da Kaysı Sessiz Çığlık Şehiriçi Mektup DEDAŞ Şartel İndirince, Çiftçinin Sigortası attı Adalara Bir Yar Gider Bizlerden Mardin'de Valiliğin Dünü ve Bugünü Elektrik, Şimdi de su Bilmem fark edeniniz olmuş mu Kursak Ve Barsak Arasındaki Trafik SUÇ VE CEZA Bayramı Bayram gibi yaşa(ma)mak Hakem Gözlük Tak! Yanlış yapıyoruz arkadalar Temsilde Kadın HAYATIN GERÇEKLERİ, YAŞAMIN KOŞULLARI, YATAK ODALARINDA DEĞİL ?Çılgın Proje? ve ?Aklı Başında Proje? MAZIDAĞI ve FOSFAT Mardin ve Arapça MARDİN´DE YEREL MÜZİK VE YEREL SANATÇILAR NEREDE O ESKİ BAYRAMLAR SECİMİ KAZANAN - SECİMİ KAYBEDEN MARDİN´İ TANITANA, MARDİN´E HİZMET EDENE "ONUR ÖDÜLÜ" BİRLİKTE YÖNETMEK VE BELEDİYE MECLİSİ YARIN 8 MART HANGİ KADININ GÜNÜ BİR EL VAR, VATANDAŞIN CEBİNDEN ÇIKMAYAN CHP´DE KAZAN KAYNIYOR Seçimin Ardından Spor hem araç,hem amaçtır. Siyasette Yeni Anlayış? Sebep Sonuç " İlişkileri İle Elektrik enerjisinde Kayıp-kaçak" Elektrikte Kayıp-Kaçak! Geçmiş Zaman Hikayesi... 65 Yaş Yolun Yarısı Mı? Mardin´de Mutlu Olmak..