Plato üzerinde başlatılan taş ocakları, İçören mahalle sakinlerinin koruduğu ve sahiplendiği ormanlık alanları da yasak dinlemeden ve orman yasasına aldırış etmeden yok etmeye devam ediyor. Bir plato gitti sıra ikincisinde Kefilmert mevkiinde bulunan plato üzerinde, kurulan platoyu, 1.derecede sit alanını n ve ormanı tahrip eden firma yetmiyormuş gibi, bu sefer köy jandarma karakolunun bulunduğu platoya yakın plato ve ormanlık alanda başka işletmeler ormana dadandı. Mahalleli vatandaşların üzüm bağları ve tarlaları taş ocaklarının tozu dumanı altında kalma tehlikesi ile karşı karşıya kaldı, ormanlık alanlar ise tahrip edilmeye başlandı. Plato ve Sit alanlarından çıkardıkları taşları kamu binalarında kullandılar Plato ve sit alanından çıkarılan taşların, kamu binalarında ve TOKİ'nin yaptırdığı binalarda kullanıldığı iddia ediliyor. İçören Mahalle Sakinlerinden Seyfettin Yalçın, köylülerin bir tek ağaç kesemedikleri plato üzerinde, maden arama ruhsatı alanların, plato üzerinde bulunan kaya mezarlıkları, ormanları ve doğayı yok ettiklerini belirterek, devlet yetkililerinin konuya sahiplenmesini istedi. Yalçın “ Biz ormanı koruyoruz, devletin arama ruhsatı verdiği işletmeler tahrip ediyor. Bizim tarlalarımız da zarar görüyor, meralarımız yok oluyor. Bu nasıl anlayış” şeklinde tepkisini dile getiriyor. 2013 yılında açılan taş ocağının şikayet edilene kadar denetimden geçmediği ve çıkarılan taşların oluşmamış kireç taşı olduğu için kullanıldığı yapılarda karardığı ileri sürülüyor. Birinci derecede sit alanı olarak tespit edilen plato üzerinde maden arama ruhsatının verilmesi bir yana, tahrip edilerek elde edilen taşların kamu binalarında kullanılması dikkat çekicidir. Taş Ocağı işletenlerin bu kadar rahat çalışmları ise, siyasi bir gücün koruması altında mı sorusunu akla getiriyor. İçören Mahallesinde vatandaşlar, ikinci plato üzerinde başlatılan taş ocağı çalışmalarının durdurularak, orman ve doğa tahribatının durdurulmasını istiyor.
Plato üzerinde başlatılan taş ocakları, İçören mahalle sakinlerinin koruduğu ve sahiplendiği ormanlık alanları da yasak dinlemeden ve orman yasasına aldırış etmeden yok etmeye devam ediyor. Bir plato gitti sıra ikincisinde Kefilmert mevkiinde bulunan plato üzerinde, kurulan platoyu, 1.derecede sit alanını n ve ormanı tahrip eden firma yetmiyormuş gibi, bu sefer köy jandarma karakolunun bulunduğu platoya yakın plato ve ormanlık alanda başka işletmeler ormana dadandı. Mahalleli vatandaşların üzüm bağları ve tarlaları taş ocaklarının tozu dumanı altında kalma tehlikesi ile karşı karşıya kaldı, ormanlık alanlar ise tahrip edilmeye başlandı. Plato ve Sit alanlarından çıkardıkları taşları kamu binalarında kullandılar Plato ve sit alanından çıkarılan taşların, kamu binalarında ve TOKİ'nin yaptırdığı binalarda kullanıldığı iddia ediliyor. İçören Mahalle Sakinlerinden Seyfettin Yalçın, köylülerin bir tek ağaç kesemedikleri plato üzerinde, maden arama ruhsatı alanların, plato üzerinde bulunan kaya mezarlıkları, ormanları ve doğayı yok ettiklerini belirterek, devlet yetkililerinin konuya sahiplenmesini istedi. Yalçın “ Biz ormanı koruyoruz, devletin arama ruhsatı verdiği işletmeler tahrip ediyor. Bizim tarlalarımız da zarar görüyor, meralarımız yok oluyor. Bu nasıl anlayış” şeklinde tepkisini dile getiriyor. 2013 yılında açılan taş ocağının şikayet edilene kadar denetimden geçmediği ve çıkarılan taşların oluşmamış kireç taşı olduğu için kullanıldığı yapılarda karardığı ileri sürülüyor. Birinci derecede sit alanı olarak tespit edilen plato üzerinde maden arama ruhsatının verilmesi bir yana, tahrip edilerek elde edilen taşların kamu binalarında kullanılması dikkat çekicidir. Taş Ocağı işletenlerin bu kadar rahat çalışmları ise, siyasi bir gücün koruması altında mı sorusunu akla getiriyor. İçören Mahallesinde vatandaşlar, ikinci plato üzerinde başlatılan taş ocağı çalışmalarının durdurularak, orman ve doğa tahribatının durdurulmasını istiyor.








