Ne kadar sağlam olursa olsun, dünyanın çeşitli yerlerinde gördüğümüz Depremlerde binlerce, yüz binlerce bina, köprü ve şehirler çökebiliyor.
Son olarak ülkemizde yaşadığımız 6 Şubat Depremlerinde 53 bin 537 insanımız 11 ilde hayatını kaybetti, çok sayıda insanımız yaralandı veya sakat kaldı.
Aynı depremde 518 bin konut yıkıldı, 128 bin 778 konut ise orta derecede hasar aldı. Elbette yaralar sarılıyor, büyük oranda sarıldı. 6 Şubat depremlerinde çok sayıda köprü, tarihi binada yıkıldı.
Deprem her türlü hasarı verebilir, her türlü yıkımı sağlayabilir, ama tek yıkamadığı Gönül köprüsü, insanların birbirine verdiği güven ve dostluk bağlılığı, bu köprüyü kimse yıkamaz.
İlimizde Cumartesi günü ağırlamaya başladığımız ağırlıklı olarak Güneydoğu illeri ile bazı illerden gelen meslektaşlarımız. Bu dostlarımızı 3 gün boyunca ilimizde ağırladık. Bazıları ile tanışık olmamıza rağmen yeni tanıştığımız arkadaşlarımız, meslektaşlarımız oldu.
3 gün boyunca Rize Aktif Gazeteciler Derneği Başkanı olarak 17 ilden gelen dostlarım ile elimden gelen gayreti göstererek ilgilendim.
Keşke Hakkari, Van, Bingöl, Elazığ, Adıyaman, Bitlis ve o bölgelerdeki meslektaşlarımızda bu programa katılmış olsaydı.
Mardin Gazeteciler Cemiyeti başkanı kardeşim diye hitap ettiğim Mehmet Çelik ile başlattığımız bu projeyi başarıyla tamamladığımızı düşünüyorum.
İlimizin ekonomisinin bağlı olduğu Çay tarımını kendilerine anlatmaya çalıştık, dünyada tek zirai mücadele edilmeyen Çay in bahçeden Bardağa kadar gelen yolculuğunu kendilerine anlattırdık.
O bölgelerde ithal veya kaçak çay içildiğini biliyoruz,, bu dostlarımızın sayesinde bölge halkının gerçekleri görerek Milli ürünümüze sahip çıkılacağını düşünüyorum.
50 Derece sıcaktan koparak Rize’nin yağmuru ile ıslanan 30 meslektaşımız yağmura aldırmadan gezi programında ilimizi tanımaya çalıştı. Tarihi Pleki mağarasından, Kibledağı zirvesine, Ayder yaylasından Fındıklı ilçesinde Doğal Alabalık çiftliğine kadar olan bölgelerde arkadaşlarımız ilimizi tanımaya çalıştı, keşke 2 gün değil, daha fazla arkadaşlarımız kalabilse ve daha çok bölgemizi tanıma şansını yakalayabilseydi.
Elbette kendilerinin de sorumlu olduğu gazete veya internet siteleri, onları bekleyen aileleri vardı, kısa da olsa bu meslektaşlarımıza ilimizi anlatmaya, ilimizi tanıtmaya çalıştık.
Yeşil ile mavinin buluştuğu ilimizden Memnun ayrıldıklarını düşünüyorum.
Benim için önemli olan tanıdıklarım ile birlikte tanımadığım ve yeni tanıştığım yeni dostlarımın olması, onlar artık bizim gönül elçimiz, onlar artık ömür boyu sürecek dostlarımız.
Türkiye Gazeteciler Konfederasyonunun gazetecilere hiçbir şey katmasa bile tek kattığı bu gönül köprüsü olması benim için yeterli.
Konfederasyonun en önemli rolü bence bu, gerisini zaten umursamıyorum. Umurumda da değil, ama keşke daha fazlasını yapabilse, arkadaşlarımın mesleki yönden hayatlarına katkısı olsa.
Rizeli bir gazeteci olarak yıllarını bu mesleğe veren biri olarak benim için önemli olan Mardin’den, Şirnak, Batman, Diyarbakır, Siirt, Kilis, Gaziantep diyeceğim, yoksa Arif Başkan kızıyor, Mersin, Burdur, Muğla, Malatya, Nazilli cemiyet başkanlarımız ve o bölgelerde görev yapan meslektaşlarımız ile bir araya geldik.
Benim için tek amaç vardı, geçmişte terör bölgesi olan bu illerdeki meslektaşlarım ile gönül köprüsü kurmak idi, bu köprüyü kurduk, işte deprem her yapıyı yıkabilir, tek yıkamayacağı yapı kurulan gönül köprüsü.
Rize’de bu köprünün temellerini sağlam attık, bu köprü kimsenin yıkamayacağı, füzelerin ve depremlerin yıkamayacağı köprü. İnşallah biz yok olsak bile bu köprüyü gelecek nesiller kullanırlar. İlimizde ağırladığımız gönül dostlarıma sevgi ve saygılarımı sunuruyorum.
