Ana içeriğe geç

Mardin Söz haberleri... Haberler, son dakika haberleri, yerel en güncel gelişmeler, siyaset, ekonomi, sağlık, eğitim, gündem, spor, teknoloji ve Türkiye geneli tüm özel haberler...

Dr.M.Sabir Aydın Siyaset ve Sosyal Bil.Uzm.
Dr.M.Sabir Aydın Siyaset ve Sosyal Bil.Uzm.Köşe Yazarı

MÜCAHİTLİKTEN  MÜTEAHHİTLİĞE VE FON YAĞMASINA

Türkiye'de 1990'lı yıllarda İslamcı ve muhafazakar aydınların başlattığı "sistemle eklemlenme" tartışmaları, Türk sosyolojisinde önemli bir kırılma noktası oluşturmuştur. Bu süreçte Ali Bulaç "mücahitlikten müteahhitliğe" geçişi eleştirirken, İsmet Özel de dini referanslar üzerinden yaşanan bu yozlaşmayı ve şatafatı sert bir üslupla hicvetmiştir.
Ancak, "Mücahitlikten  Müteahhitliğe-Fon Hırsızlığına-borsa ve bahis manipülasyonu ve vurgunlarına" evrildikleri söylenenler gerçekten Mücahit mi idiler ?
Yoksa bunlar  Hucurat Suresi 14.Ayetinin işaret ettiği Müslüman  olmuş ama iman etmemiş kimseler mi idi ?  Ya da Müslümanları sömürmek için müslüman görünen gizli (Kripto)Hristiyan, Yahudi, Ermeniler mi ? Devşirme Çocukları mı ?
1970'li yıllarda Türkiye'yi Darül harp  hatta, darül küfür olarak kabul edip  Şeriat tesis edilene kadar  şeriat kurma mücadelesi veren kendileri için  hırsızlığın, yolsuzluğun,  arsızlığın,faizin,zinanın, kadına tecavüzün  ve her türlü ahlaksızlığın  savaş hilesi olarak helal olduğunu iddia eden  islamcılar  da vardı  ! O tarihlerde bunlar kadının çalışmasını da  etek giymesini de ahlaksızlık olarak tecavüze müstehak,  Milliyetçiliği de küfür kabul ediyorlardı  !
Onlarla yaşadığımız  tartışmalarımızda,  onlara hep şunu söylerdik: 
Peygamber efendimiz, içinde bulunduğu Kureyş halkı tam ve açık bir küfür içinde oldukları ve peygamberle ve eshabı ile sonuna kadar savaştıkları halde yani, tam ve açık bir darül harp ve darül küfür mevcut olduğu halde, Peygamberimiz kesinlikle ;   küfürle  mücadele eden kendisi ve eshabı için  hırsızlığı, yolsuzluğu,  arsızlığı,faizi,zinayı, kadına tecavüzü  ve her türlü ahlaksızlığı  asla  savaş hilesi  olarak kabül  etmemiş ve bu davranışları  Hadd cezası ile (islam hukukunda  hiç kimsenin  hafifletme, affetme ya da  değiştirme yetkisi  olmayan kesin Ceza ile) cezalandırmıştır.
Siz peygamberi mi rehber kabul ediyorsunuz, sizi yönlendiren kripto gayrımüslimleri  mi ?
Hiç unutmuyorum o tarihlerde bir üst kademe bürokrat ile aramızda geçen bir tartışmada kadınların çalışmasını çok ağır ithamlarla tenkit etmişti ama onun eşi de çalışıyordu ama kimse bilmiyordu.Ben ona bunu hatırlatınca tartışmamız onun fiziki saldırısı üzerine  malesef kavga ile bitmişti  !
Bu gün yaşananlar bizim neslimize malesef  geçmişte  yaşadığımız bu tartışmaları  hatırlatmaktadır !
Bu Yazarın Son Köşe Yazıları