Ormanlarımız yanıyor yangını uçakla seyrediyoruz ancak yeteri kadar yangın uçağımız yok!
Almayı da akıl edemiyoruz!
Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı çıkıp, orman yangınları ile ilgili olarak akıl almaz açıklama yapıyor;
-“Yangın söndürmenin yolu yangınların çıkmamasını sağlamak!”
Tam bir akıl tutulması…
Lüks otel yanıyor 76 kişi ihmaller zinciri yüzünden hayatını kaybediyor, tek bir sorumlu yok!
Otelin aşçıbaşısı ile garsonlar hakkında soruşturma açılıyor!
Yeni doğan çetesi, 21 çocuğu para karşılığı öldürüyor, Türkiye çalkalanıyor ne bir bakan, ne bir genel müdür istifa etmiyor!
Sorulu ise her zamanki gibi ortada yok!
LGS sınav soruları çalınıyor, Bakanlık itiraf ediyor yine ortada herhangi bir sorumlu yok!
Diyanet İşleri Başkanlığı Mekke Sorumlusu zat-ı muhterem rüşvet alırken yakalanıyor, diyanet Savcılığa suç duyurusunda bulunuyor, malum medya hala bu adamı savunarak “sadaka dağıtmak için Dolar aldığı beyan ediyorlar. El insaf..! Bu şahıs ilerde Diyanet İşleri Başkanı olursa şaşmamalı…
İşin ilginç yanı; ülkeyi infialde sokan bu skandalların kısa sürede unutuluyor olması…
Gel gelelim şu sahte diploma meselesine..;
e-imza çetesi adı altında yüzlerce sahte diploma, yüksek lisans, doktora, Prof. ve tez belgeleri verilmiş. 400 akademisyenin diplomasının sahte olduğu anlaşılmış. Bununla da kalınmamış sahte ehliyet bile verilmiş. Dahası, ÖSYM’de öğrencilerin puanları para karşılığı artırılmış. Sahte imam mı, Hakim mi, Savcı mı, Avukat mı, Mühendis mi, Öğretmen mi, Doktor mu? Her akademik meslekle ilgili sahte diplomalar havada uçuşmuş! Ülkenin en ünlü psikoloğunun bile tezgahtar olduğu anlaşılmış!
Sahte diplomalı öğretmen yılın öğretmeni seçilmiş!
Daha da komiği; torbacı dedikleri şahıs sahte diploma ile narkotik başkomiseri olduğu anlaşılmış! Güler misin?
Ağlar mısın?
“Güleriz ağlanacak halimize” derler ya, tıpkısının aynısı oldu.
Bu haber ilk gündeme geldiğinde Dezenformasyonla Mücadele Merkezi ile havuz medyası bu tür haberlerin asılsız olduğunu deklere etse de Adalet Bakanı çıkıp, olayı doğruladı. Buna rağmen hala bazı medya grupları olayı saptırmaya çalışıyor. Bakan doğruluyor havuz medyası yalanlıyor. Olacak iş değil. Asıl tehlike ne biliyor musunuz? Gerçeklere göz yummak ve doğruları yanlışmış gibi göstermek, gerçek dışı algı operasyonları ve paralı troller bence bu memleketin en büyük düşmanları! Yalana doğru, doğruya yalan söylemek ülkeye verilebilecek en büyük zararlardan biridir. Belki bugün bu tehlike görülmek istenmiyor ama er geç bu tehlikenin farkına varılacak ama iş işten geçmiş olacak.
Başta da ifade ettiğim gibi: bu skandal da kısa sürede unutulacak yerini başka skandallar alacak! Kimse istifa etmeyecek, sorumlu bulunmayacak ve bu döngü hep böyle devam edip gidecek!
Beyazı kara, karayı beyaz gösteren malum medya ise her zamanki gibi bıyık altından sırıtmaya ve kartelleşmeye devam edecek!
Gündemi hemen değiştirecekler, Filistin-Gazze mitingleri devreye sokulacak, Terörsüz Türkiye projesinin uzantıları gündeme getirilecek, İmralı, Kürt meselesi, CHP operasyonları derken sanki tüm bu skandallar yaşanmamış ve hiç bir şey olmamış gibi hayat devam edecek.
İşte kurban olduğum ülkem maalesef bu…
