Aşiretlerde Oda Geleneği

YAŞAM
24-05-2021 14:06   Güncelleme : 24-05-2021 14:11
Google News

Mardin’de aşiret liderlerinin ve kanaat önderlerinin, kan davalarını barışa dönüştüren, arazi anlaşmazlıklarını ve kız kaçırmadan oluşan sorunları çözüme kavuşturan, aşiret mensuplarının bir araya geldiği, başka yerden gelen misafirlerin ağırlamak için özel bir mimari yapı ile inşa edilen “Oda Geleneği” günümüzde de devam ediyor

Aşiretlerde Oda Geleneği

Mardin’in Kızıltepe İlçesine bağlı kırsal Işıklar Mahallesi’nde yaklaşık 60 yıl süreyle kanat önderliği yapan ve 2013 yılında 88 yaşındayken vefat eden Sinki Aşireti Lideri Şakir Duyan’ın oğlu Abdulnasır Duyan, “Bölgedeki husumetli ailelerin barış noktaları olan  köy odalarını eski gücünü kaybetse de gelecek nesillere taşınmasını ve  bu geleneğin sürdürülmesini istiyoruz.” dedi.

       Mardin’de kanaat önderlerinin bir araya gelerek kan davalarını, kız kaçırma olaylarını, arazi ve her alandaki anlaşmazlıkların arabuluculuk makamı haline getirdiği, barış  için toplandığı  odaların özellikleri de dikkat çekiyor. Her ne kadar bir aşiret liderine ait olsa da, köyün ortak kullanım alanı olan odaların donanımı yanında, kurulan uzun yemek sofraları, ikram edilen “Mırra” denilen kahve geleneği ve odada oturma sırası ve şekli de önem taşıyor.

    Kızıltepe ve çevresinde yaşayan ve nüfusu yüksek olan bölgede odaların; eğitim, adap, terbiye, ve saygı kurallarını bünyelerinde barındırıyor. Bölgede  kanaat önderinin oğlu olan Mardin Sanayici ve İşadamları Derneği Başkanı ve OSB Başkan Vekili Abdulnasır Duyan, “Aşiret odaları birer eğitim kurumu gibidir. Oda’lar, toplum içinde nasıl oturulacağını, nasıl konuşulacağını, gelen misafirlere ve büyüklere nasıl davranılacağını yaşayarak, toplumsal kurallar ve adabın öğrenildiği yerlerdir. Köye gelen bürokratlar ve misafirlerin ağırlandığı yerler olmakla birlikte, köylülerin veya mahallelilerin bir araya gelerek, ekinlerini, ekonomik durumlarını, sorunlarını anlattıkları ve çözüm aradıkları yerler Oda’lardır. Küçükler büyüklere hizmet eder, küçükler, yaşlıların önünde yürümez, yaşlılar oturmadan oturamaz. Baş köşeler yaşlılarındır. davranışlarıyla örnek teşkil edenlere, “Oda terbiyesi” ile büyüdü diyoruz” dedi.

               Odalarda Barışa oturan aileler, alınan kararlar uymak zorunda

         Köy odalarının  husumetli insanları barıştırmak için bir buluşma noktası anlamına geldiğini belirten Duyan, şöyle dedi:

“Köy odası bu bölgede yıllardır örf, adet, gelenek, göreneklerin ve adabın konuşulduğu bir buluşma noktasıdır, bir ortamdır. Köy odası, köyün ortak malıdır. Herkesin buraya bağımsız gelebileceği bir yer, hatta köylülerin ihtiyaç duyulması durumunda kendi düğün yemeklerini, taziye yemeklerini verebileceği misafirlerini ağırlayabilecekleri bir ortak kullanım alanıdır. Şu anda bulunduğumuz yerde sayısız kan davasının çözüme, barışa ulaşıldığı, küskünlerin barıştığı, hatta kız kaçırma olaylarında yaşanan sorunların çoğu bu  odalarda barışla noktalandı. Ben babamın ortamında yetiştim.. Daha önce yapılan barış girişimlerinin nasıl yapılacağını ve nasıl çözüleceğini  babamdan öğrenmiş, görmüş bir insanım. Şu anda bu tür işleri yapanlara kanat önderi deniliyor. Aslında bu vasıfları taşımak kolay  değil. Her şeyden önce  kendi ailene, yakınlarına ve bölge insanına kendini kabullendirmen lazım. Rahmetli babamın böyle bir özelliği vardı. Babam ailesinin, akrabaların, dostların ve bölge insanının güvenini, sevgisini kazanmıştı. Bölge insanının babama güveni ve saygısı çok fazlaydı. Bu nedenle bölgenin en büyük kan davalarının barışla noktalanmasında babam aktif rol oynadı”.

         Mahkemelerden farklı bir arabuluculuk görevi

        Mahkemelerin iki seçenek üzerinde durduğunu ifade eden Nasır Duyan “Mahkeme iki seçenek üzerinde duruyor. Biri suçlu, birini suçsuz ya da birini haklı birini haksız kabul ediyor. Mahkemenin vereceği karar biri berat ediyor, biri cezaevine gidiyor ya da maddi cezaya çarptırılıyor.. Ama husumet ortadan kalkmıyor.  Köy odalarında kesin bir çözüm var.  Köy odalarının en büyük özelliği  barışa oturan taraflar, barış heyetinin veya kanaat önderinin aldığı kararı uygulamak durumundadır, husumet kalkar, taraflar kucaklaşır aynı sofrada yemek yer, su içer. Bu bir anlamda yemeğini yedim, suyunu içtim bundan böyle benden sana zarar gelmez anlamındadır.. Rahmetli babam Şakir Duyan bu oda da çok sayıda kan davasını barışla sonlandırdı.”

 İlk yemek kanaat önderinden

Husumetli aileleri bir araya getiren aşirete lideri veya kanaat önderi, iki aileye oda’da yemek verdiğini kaydeden Duyan “ Barışı sağlayan aşiret lideri önce iki aile liderlerine yemek verir. Barışa karar verildikten sonra, aileler karşılıklı barış yemekler verir ve husumet sona erer. Babam Şakir Duyan Türkler ile Kahramanlar arasındaki kan davasını barışa dönüştürdü. Bölgenin en büyük aşiretini barış masasına oturttu. Barış günlerce konuşuldu ve bölgeye huzur getirdiği için memnuniyet yaratmıştı” şeklinde konuştu.