Çölde bir veha : Ğurs Vadisi

YAŞAM
20-04-2021 09:45   Güncelleme : 20-04-2021 09:46
Google News

Mardin'in Kızıltepe ilçesinde yer alan Ğurs Vadisi, adeta çölde bir veha gibi doğa tutkunlarını bekliyor.

Çölde bir veha : Ğurs Vadisi

Medeniyetlerin beşiği Mardin'e 20 kilometre uzaklıkta, Geç Roma, Erken Bizans, Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinde yerleşim gören, tarihi kaleler, köşkler, türbeler, camiler, hanlar ve kilise kalıntılarının ve taş evlerin yer aldığı vadide yüzme havuzu, piknik alanları, restoranın da bulunduğu Ğurs vadisi adeta çölde bir vahayı andırıyor.

Soğanlı ve Erdem köylerinden başlayıp Ziyaret köyü ile son bulan yaklaşık 6 kilometre uzunluğundaki vadi içerisinde doğal yürüyüş alanları, şelale ve piknik alanları, ziyaretçilerine huzurlu ve sessiz bir ortamda dinlenme fırsatı sunuyor.

Yeşil alanlar ile su kaynaklarının buluştuğu, kuş seslerinin yankılandığı vadi, sakin bir ortamda dinlenmek isteyen doğa tutkunlarının vazgeçilmezi. Jeolojik çeşitlilik bir coğrafi alanın doğal yapısı, kimliği ve kültürü hakkında bilgi veren temel unsurlardandır. Jeolojik kaynakların bulunduğu alanlar ziyaretçiler için doğal açık hava müzesi formundadır.

Son yıllarda turizm talebi içerisindeki payı artan jeoturizm,jeolojik kaynaklara sahip alanlara yönelik seyahatleri içeren bir turizm tipidir. Bu çalışmanın temel amacı da, jeoturizm kavramının ortaya konulması ile jeolojik çeşitliliğe sahip Gurs Vadisi coğrafi kaynaklarının jeoturizm açısından değerlendirilmesi ve potansiyelinin belirlenmesidir. Jeoturizm arzının bölge için yeni olması, rekabetin az olması ve bitki örtüsü bakımından sahip olduğu zenginlik gibi fırsatlardan dolayı Gurs Vadisi jeoturizm açısından önemli bir yere sahiptir.

Araştırma sonucuna göre Gurs Vadisi arazisinin birçok açıdan jeoturizme uygun olduğu tespit edilmiştir. Çalışma alanı olarak belirlenen Gurs Vadisi, ülkemizde Güneydoğu Anadolu Bölgesi Dicle Bölümü’nde yer alan Mardin ili Kızıltepe ilçesi sınırlarında bulunmaktadır. Bu çalışmada önemli jeolojik öğeleriyle Gurs vadisi alanı ve yakın çevresi incelenmiş, jeolojik mirasa ilişkin farkındalığın oluşturulması ve jeoturizm için alternatif bir alan kazandırılması

12 köyde antik sınır yerleşimleri bulunmaktadır

Ğurs Vadisi Mardin ilinin 20 km güneybatısında yer alır. Gurs Vadisi boyunca 12 köyde antik sınır yerleşimleri bulunmaktadır. Bu vadi Mardin-Kızıltepe karayolunun yaklaşık 5 km batısında, Mezopotamya Ovası ile Güneydoğu Toros Dağlarının birleştiği alanda yer almaktadır. Günümüzde Gurs Vadisi yerleşiminin üzerinde Bizans ve Dara (Oğuz köyü) gibi geleneksel kırsal yerleşimler yer almaktadır

Su kaynaklarının bol olmasından dolayı vadi yemyeşil bir görünüme sahiptir. Gurs bölgesi Soğanlı ve Erdem Köylerinin bulunduğu yerden başlayıp ve Ziyaret Köyü ile son bulmaktadır. Gurs Vadisi’nde bir belde ve on bir köy olmak üzere toplam on iki yerleşim alanı yer almaktadır. Gurs Vadisi bulunduğu konum itibariyle su kaynaklarının bol, tarıma uygun arazilerin olması ve güvenli bir alanda yer alması nedeniyle, tarihi çağlardan itibaren yerleşme için uygun bir bölge olmuştur.

Günümüzde Gurs Vadisi’nde bulunan yerleşim izi taşıyan mağaralar buna kanıt olmaktadır. Bölgede bulunan arkeolojik kalıntılardan Orta çağ ve sonrasındaki dönemlerde de vadide farklı uygarlıkların yaşamaya devam ettiği gözlemlenmektedir.

Burada yaşayan uygarlıklar çeşitli yapılar inşa etmişlerdir. Bu eserlerden kaleler, köşkler, türbeler ve camiler günümüze ulaşmıştır. Günlük ihtiyacı karşılamak için inşa edilen camiler, hanlar ve kiliseler gibi yapılar yerleşim yerlerinin merkezinde bulunan küçük ölçekli yapılardır.

Ğurs vadisinin tarihi

“Gurs Vadisi yerleşmeleri, M.S. 505-507 yıllarında Roma imparatoru Anastasius (M.S. 491-518) tarafından imparatorluğun doğu sınırını Sasanilere karşı korumak için bir garnizon şehir olarak kurulmuştur.

 Kent, mimarlık ve şehircilik tarihine Dara Antik Kenti ile birlikte sınır yerleşmesi örneklerinden birini sunmaktadır. Anastasius döneminde Dara ve Gurs şehirlerine Metropolis statüsü verilmiş ve Mezopotamya bölgesinin yönetim merkezi haline getirilmiştir İmparator Justinianus (527–565) döneminde Gurs Vadisi antik yerleşimlerinde tadilat ve onarım yapılmıştır. 1. Anastasius tarafından yaptırılan kent surları onarılmış ve ilaveler yapılmış; sarnıçlar inşa edilmiştir.

Selçuklu ve Osmanlılar Ğurs vadisine büyük önem verdi

Gurs Vadisi antik kentleri Geç Roma, Erken Bizans, Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinde yerleşim olarak kullanılmış ve bu nedenle farklı uygarlıkların maddi izleri günümüze kadar ulaşmıştır. Askeri bir üs olarak kurulan Gurs antik yerleşimleri, Roma İmparatorluğu’nun doğu sınırında savunma amaçlı kurulmuş şehir ve askeri kalelerin oluşturduğu “limes”(Güçlü sınır yerleşmeleri) zincirinin içinde yer almaktadır. Gurs kent surları, iç kale, burçlar ve hendekler vb. savunma yapıları ile ön plana çıkmaktadır.

Askeri yapılarının yanında, dikkat çekici bir diğer özelliği büyük su sistemlerine sahip olmasıdır. Su sistemleri, günlük kullanım dışında savunma stratejisinin bir parçası olarak inşa edilmiştir. Uzun süren kuşatma dönemlerinde kente sığınan ordunun daha uzun süre direnebilmesinde bu su sistemlerinin varlığı etkili olmuştur.

639 yılında Arapların hakimiyetine girdi

Dara ve Gurs Vadisi kentleri, M.S. 530 yılında Sasani ordusu tarafından kuşatılmış ancak ele geçirilememiştir. Sonraki dönemlerde Sasani ve Bizans güçleri arasında el değiştiren kent, M.S. 639’da Arap hâkimiyetine girdikten sonra askeri önemi azalmıştır. 13. yüzyıl ortalarına kadar dini bir merkez olarak varlığını sürdüren kent, bu tarihten sonra küçülerek kırsal bir yerleşim haline gelmiştir