Güneydoğu Sanayici ve İşadamları Derneği (GÜNSİAD) Yüksek İstişare Kurulu Başkanı Bedrettin Karaboğa, TBMM Genel Kurulu'na sunulan "Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesi" kanun teklifine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Karaboğa, düzenlemenin Türkiye'de kardeşlik hukukunu güçlendirecek tarihi bir adım olduğunu ifade etti.
Kürtlerin demokratik haklarının anayasal güvence altına alınmasının ve yasal zemine kavuşturulmasının büyük önem taşıdığını belirten Karaboğa, bu sürecin yalnızca toplumsal barışı değil, ekonomik kalkınmayı da olumlu yönde etkileyeceğini söyledi.
"Huzur ve güven yatırımın önünü açacaktır" diyen Karaboğa, demokratikleşmeyi güçlendirecek adımların yatırım ortamını iyileştireceğini, bölgesel kalkınmayı hızlandıracağını ve ekonomik kazanımları artıracağını vurguladı.
"Anaların gözyaşı dinsin, silahlar tamamen sussun" temennisini dile getiren Karaboğa, "Terörsüz Türkiye" sürecinin yasal bir zemine kavuşturulmasının toplumun geniş kesimlerinde umut oluşturduğunu belirterek şunları söyledi:
"Bölge insanı olarak yıllarca acılar yaşadık. Çok canlar yandı, analar gözyaşı döktü. Bu acıların son bulmasına katkı sağlayacak yasal düzenlemelerin Meclis gündemine gelmesi hepimizi sevindiriyor. 12 maddelik düzenlemede Kurul ve İzleme Komisyonu gibi önemli başlıkların yer aldığını takip ediyoruz. Böylesine önemli bir konuda TBMM'de geniş bir uzlaşmanın sağlanmış olması toplumsal barış adına son derece kıymetlidir."
Kanun teklifinin 360 milletvekilinin imzasıyla Meclis'e sunulmasının önemli bir toplumsal mutabakat göstergesi olduğunu ifade eden Karaboğa, sürece katkı sunanlara teşekkür ederek, tüm siyasi partilerin ortak zeminde buluşmasının Türkiye adına daha güçlü bir tablo ortaya koyacağını dile getirdi.
Karaboğa, yaklaşık 45 yıldır devam eden çatışmalı sürecin özellikle Güneydoğu başta olmak üzere Türkiye'nin sosyal ve ekonomik gelişimine ağır bedeller ödettiğini belirterek, artık yaraların sarılması gerektiğini söyledi.
Toplumsal mutabakatın yalnızca belli kesimlerin değil, toplumun tamamının ortak sorumluluğu olduğunu vurgulayan Karaboğa, "Bu görev Kürdün de Türkün de Arap'ın da Çerkez'in de görevidir. Hep birlikte daha güçlü bir demokrasi, daha sağlam bir kardeşlik hukuku ve daha müreffeh bir Türkiye inşa etmek zorundayız. Huzurun kalıcı hale gelmesiyle birlikte hem sosyal yaralar sarılacak hem de bölgemiz ekonomik anlamda hak ettiği gelişimi yakalayacaktır." ifadelerini kullandı.
Editor : Mehmet ÇELİK
