Ana içeriğe geç

Mardin Söz haberleri... Haberler, son dakika haberleri, yerel en güncel gelişmeler, siyaset, ekonomi, sağlık, eğitim, gündem, spor, teknoloji ve Türkiye geneli tüm özel haberler...

Dr.M.Sabir Aydın Siyaset ve Sosyal Bil.Uzm.
Dr.M.Sabir Aydın Siyaset ve Sosyal Bil.Uzm.Köşe Yazarı

DİNDE ZORLAMA YOKTUR

İslam kelamı ve ilahiyatı itibarı ile Evrende Tanrı'nın bilgisi ve izni dışında hiçbir şey gerçekleşemez.

İslam kelamı ve ilahiyatı itibarı ile Evrende Tanrı'nın bilgisi ve izni dışında hiçbir şey gerçekleşemez. Peygamberler de dahil olmak üzere zorlamak bütün insanlara yasaktır.
Bir insan iyi veya kötü bir şey yapmaya karar verdiğinde, Tanrı da İnsanın o kararının o eylemin gerçekleşmesi için gerekli fiziki ve biyolojik gücü yaratır.
Varlık alemine çıkan her niyet ve isteğin kuvveden fiile dönüşme gücünü-enerjisini yaratan O'dur. Çünkü O'ndan başka bir "yaratıcı" yoktur.
Bu nedenle dine girmeye zorlamak da dinde de (belli düşünce ve eylemlere)zorlamak da ALLAH'ın bu yaratıcı sıfatına şirk koşmak olarak Kur'ana ve ALLAH'a ait olan dine aykırıdır.
Tanrı’nın her şeye izin vermesi ve yaratması, o şeyden razı olduğu (onu beğendiği) anlamına gelmez.
Tanrı imanın ve doğrunun var olmasını hem diler, hem yaratır, hem de bundan razı olur,
İmansızlığın ve yanlışın (kötülüğün) var olmasına insanın özgür iradesini sınamak için izin verir ve yaratır; ancak sorumluluğu insanın kararına ait olan bu fiilden asla razı olmaz, bunu onaylamaz.
Tanrı, insanın iradesini özgür bırakmak adına yanlışa da varlıksal olarak izin verir (müsaade eder). Eğer bu izni vermeseydi, dünyadaki imtihan ve özgür irade ile kişinin sorumluluğu ortadan kalkardı.
ALLAH'ın bu konuda ki başlıca ayetleri şöyledir :
"Allah istemedikçe siz isteyemezsiniz. Şüphesiz Allah hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir."(İnsân Suresi, 30).
"Eğer Allah dileseydi, ortak koşmazlardı..."
(En'âm Suresi, 107. Ayet)
"Allah’ın izni olmadıkça, hiçbir kimsenin iman etmesi mümkün değildir..."(Yûnus Suresi, 100. Ayet)
" Sizi de, fiilinizi de Allah yaratmıştır."
(Sâffât Suresi, 96. Ayet)
Dinde zorlama yoktur(Bakara Suresi,256).
İslam hukukunda ve teolojisinde, toplumları veya bireyleri zorla Müslümanlaştırmak da dinde ki belli farklı iman ve itikata dair düşünce ve davranışlara zorlamak da kesinlikle haramdır ve zulüm olarak kabul edilir.
Kur'an-ı Kerim'in en temel ilkelerinden biri "Dinde zorlama yasağıdır" . Kalben inanılmayan, yalnızca kılıç veya baskı zoruyla veyahut siyasi menfaat elde etmek amacıyla dil ile ikrar edilen bir inanç münafıklık , böyle bir münafıklığa zorlamak da şirktir.
Bu nedenle, toplumları Müslümanlaştırmak İçin Savaş, Haram ve Zulümdür. Peygamberin yaptığı savaşların da hiç biri böyle bir amaca yönelik değildir.Bedir savaşı, sahabenin Mekkede kalan mülklerinin gaspedilip satışa çıkarılmasına karşı yapılmış bir mal mülk savaşıdır, Uhut bedirin intikamı amaçlıdır, diğerleri de ticari ve siyasi savaşlardır.Hiç biri dini amaçlı ve dinde zorlayıcı değildir.
İslam'da savaşın meşru sebebi , karşı tarafın inancı (küfür) değil, Müslümanlara yönelik saldırısı, zulmü veya inanç özgürlüğünü engellemesidir (tecavüzdür).
Savunma amaçlı savaş yapmak Helal ve Sevaptır "Size savaş açanlarla Allah yolunda savaşın, fakat aşırı gitmeyin..." (Bakara: 190).
Tarihsel uygulamada gayrimüslim halkların İslam devletlerine Cizye (vergi) ödeyerek kendi dinlerinde kalma, can ve mal güvenliklerini koruma haklarının (Zimmi statüsü) bulunması, fethin amacının "zorla din değiştirtmek" olmadığı gibi düşünülse de ekonomik bir zorlama olarak zorlamadır.
Haçlı Seferleri dinde zorlayıcıdır. Dinî motivasyonların, kurumsallaşmış dinsel otoritelerin (Papalık gibi) vaatleriyle birleşerek en sistemli, uzun soluklu ve yıkıcı askeri hareketlerinden biri olduğu için dünya tarihinde çok istisnai ve karanlık bir yere sahiptir.
Tarih bilimi objektif olarak incelendiğinde, gücü eline geçiren devletlerin, imparatorlukların ve kabilelerin kendi inançlarını (bazen salt dini, bazen de ideolojik veya siyasi gerekçelerle) başkalarına dayatmak için güç kullandıklarını gösteren pek çok farklı dönem ve seferler mevcuttur. 
Dünya tarihinde "dinde zorlama" veya "inanç temelli baskı" içeren diğer bazı büyük tarihsel süreçleri de şöyle özetlemek mümkündür.
Katolik Kilisesi ve Cermen Şövalyeleri tarafından Baltık bölgesindeki pagan halklara (Litvanyalılar, Prusyalılar vb.) karşı yapılan kuzey haçlı seferlerinde doğrudan "vaftiz ol ya da öl" politikası uygulanmıştır. 
Frank Kralı Şarlman(8.yy), pagan Saksonları boyunduruk altına almak ve Hristiyanlaştırmak için on binlerce insanı kılıçtan geçirmiş ve Hristiyanlığı kabul etmeyenlerin idam edilmesini öngören yasalar çıkarmıştır. 
İspanya'da Müslüman ve Yahudi egemenliği bittikten sonra, bölgede kalan halklar ya sürgün edilmiş, ya engizisyon mahkemelerinde işkence görmüş ya da zorla Hristiyan yapılmıştır (Moriskolar ve Marranolar). 
Coğrafi keşiflerin ardından İspanyol ve Portekizli fatihler, ,Amerika kıtasını fethettiklerinde yerli halkların tapınaklarını yıkmış ve kılıç zoruyla veya ağır asimilasyon politikalarıyla milyonlarca yerliyi din değiştirmeye zorlamıştır. 
Kur'an'ın özü dinde zorlamayı kesinlikle yasaklasa da, İslam tarihindeki bazı hükümdarlar ve yapılar da siyasi güç devşirmek adına bu ilkeyi çiğnemişlerdir.
Emeviler, fethettikleri yerlerdeki insanların Müslüman olmasını (vergi gelirleri düşmesin diye) zorlaştırmış, Müslüman olan gayrimüslimlere (Mevali) ise ikinci sınıf insan muamelesi yaparak Kur'an'ın adalet ve eşitlik ilkesine aykırı siyasi baskılar uygulamıştır.Bu politikayı Abbasiler de sürdürmüş Kıpçak Türklerinin Mısır Suriye ve Hicaza egemen olarak kurdukları Devleti Türkiye'yi hep Köleler Devleti anlamında "Memlükler Devleti " olarak ifade etmişlerdir.
Osmanlılar fethettikleri ülkeleri Avrupalılar gibi ekonomik olarak sömürmemiş ve köleleştirmemiş olsa da çocuklarını almış ve devşirerek müslümanlaştırmıştır.
Hindistanda, Gazneli Mahmut veya Babür imparatorlarından Evrengzib gibi bazı yöneticilerin dönemlerinde, Hindu tapınaklarının yıkılması veya inanç özgürlüklerinin kısıtlanması gibi Kur'ani temele uymayan zorlayıcı pratikler yaşanmıştır.
Monoteist (tek tanrılı) inançların öncesinde de antik imparatorluklar (Mısırlılar, Babilliler, Romalılar) fethettikleri yerlerde kendi Tanrılarına tapınılmasını sadakat ölçüsü saymış, bunu reddedenlere ( Yahudilere) zulmetmiş sürgün etmişlerdir
 20. yüzyılda da SSCB (Stalin dönemi) veya Kızıl Kmerler (Pol Pot dönemi) gibi radikal ateist/komünist rejimler, bu kez insanları "inanmamaya" zorlamış; camileri, kiliseleri ve sinagogları yıkarak din adamlarını katletmişlerdir.
Kısaca özetlememiz gerekirse, Haçlı Seferleri, Müslümanları, Yahudileri ve kendi mezheplerinden olmayan Ortodoks Hristiyanları (1204 IV. Haçlı Seferindeki İstanbul Yağması gibi) hedef alan, tarihin gördüğü dinde zorlayıcı en organize ve bağnaz dinsel şiddet dalgalarıdır. Ancak ve malesef İnsanlık tarihinde dinde zorlama Haçlılarla sınırlı değildir. 
İnsanlık tarihi, hangi din ve milletten olursa olsunlar, gücü eline geçiren yapıların ,dini veya ideolojiyi bir kılıç olarak kullandıkları acı örneklerle doludur.
Dr.M.Sabir Aydın
Siyaset ve Sosyal Bilimci