Yıllar yılıdır ;
vefanın,
samimiyetin,
kadir bilirliğin,
bağlılığın,
özlemin,
unutulmamanın gereği olarak dilimize yerleşmiş en güzel klişe değimdir :
"NE VAR NE YOK!.."
Uzun süre görüşmediğiniz bir dostunuzla karşılaşıyorsunuz, soracağınız ilk soru belli ; "ne var ne yok"
Eski bir komşunuza rastlıyorsunuz bir yerde ve hemen ilk soruyu yöneltiyorsunuz ; "ne var ne yok"
Telefonla arayan bir akrabanıza memnuniyetinizi ifade ettikten sonra hemen yapıştırıyorsunuz ilk sorunuzu ; "oralarda ne var yok".
Veya onlar soruyor aynı soruyu.
Tabii ;
içinde bulunduğunuz ortama uygun cevabınızı da kısa veya uzun bir şekilde anlatmaya başlarsınız.
Mesela köyünden çalışmaya veya eğitimini tamamlamaya giden çocuğunuzun telefonla sorduğu "ne var ne yok" sorusuna vereceğiniz cevap belliydi bir zamanlar ;
*o huysuz Ökkeş var ya yine muhtarlığı kazandı,
*ne zamandır öğretmeni olmayan okula öğretmen atandı,
*bizim sarı öküz doğurdu,
*Rüstem dayınlar da traktör aldı geçenlerde.
Önceleri ;
yurt dışındaki bir tanıdığın telefonla sorduğu "ne var ne yok" sorusuna verilecek cevaplar da aşağı yukarı aynı olurdu ;
*buralarda geçinip gidiyoruz işte. Çocukların okul masraflarını karşılayabilmek için hanım da çalışmaya başladı. Kira mutfak masrafı derken idare ediyoruz,
*büyük kızı nişanladık düğün seneye kısmetse,
*yan komşumuzun oğlu doktorluk okulunu kazandı,
*sen tanırsın, hep siyaset tartışırdık kendisiyle. Şinasi milletvekili adayı oldu ama kazanamadı,
*Bizim Osman da ; elinde ne var ne yok hepsini borsaya kaptırdı.
Bir zamanların "ne var ne yok" sorularını ve bu sorulara verilen cevapları çoğaltmak mümkün.
Ancak günümüzde sorulacak "oralarda ne var ne yok" sorusuna verilecek cevapların ;
pek masum,
pek iç açıcı,
pek sevindirici olabileceği inancında değilim.
Yarın beni yurt dışından arayıp ; buralarda havaların nasıl olduğu anlamında "ne var ne yok" şeklindeki sorusuna üzülerek vereceğim cevapları düşünüyorum da, unutmuş olacağım bir husus var mı acaba ?
*Geçim sıkıntısı var,
*Kutuplaşma var,
*Adam kayırma var,
*Haksızlık var,
*Korku var,
*Irkçılık var,
*Gericilik var,
*Cinayet var,
*Tecavüz var,
*Kadın istismarı var,
*Çocuk istismarı var,
*Güven yok,
*Huzur yok,
*İstikrar yok,
*Adalet yok,
*Eşitlik yok,
*Eğitim yok,
*Bilim yok,
*Hukuk yok,
*Sevgi yok,
*Saygı yok.
Bu karamsar tabloyu ortaya koymamak için
bizi arayacak olan dostlarımızdan, yakınlarımızdan, akrabalarımızdan ;
o içten,
o samimi,
o sıcak "ne var ne yok"sorusunu bu arada sormamalarını rica edelim en iyisi.
Onlar sormasın,
bizler de içlerini karartmayalım.
Semih HOCAOĞLU
29 Ağustos 2026
