Mardin’in taş sokaklarında akıp giden zaman, yalnızca kadim mimariyi değil; o mimarinin ruhunu besleyen içli meşkleri, leylê gecelerini ve feryat gibi yankılanan gazelleri de hafızasında saklar. Bu eşsiz ses mirasının en duru, en otantik temsilcilerinden biri hiç şüphesiz “Doğu Musıkisinin Ümmi Dâhisi” olarak anılan usta gazelhan Hasan Köle’dir (1946–2020).
Musıkiyle Yoğrulan Bir Hayat
1946 yılında babası Ahmet Bey ve annesi Bedriye Hanım’ın evladı olarak Mardin merkezde dünyaya gelen Hasan Köle, kentin müzik kültürüne yön veren en köklü ailelerden birine mensuptu. Cemil, Şeyhmus, Mehmet, Aziz ve cümbüş üstadı Ekrem Köle’nin kardeşi olan usta sanatçı; evli ve biri kız, üçü erkek olmak üzere dört evlat babasıydı. Ailede kardeşlerinden cümbüş ustası Ekrem Köle ile darbuka ustası Aziz Köle müziği profesyonel bir meslek olarak icra ederken, Hasan Köle musıkiyi ruhunda bir tutku olarak yaşatmayı seçti.
1972 yılında Köy Hizmetleri’nde başlayan kamu görevinden 2004 yılında emekli olana dek ve yaşamının son anına kadar; sivil meşk gecelerinin, leylê toplantılarının ve kent cemiyetinin en aranan, en nitelikli seslerinden biri oldu.
Okuma Yazması Olmayan Bir "Makam Dâhisi"
Hasan Köle’nin musıki dehasında şaşırtıcı ve müstesna bir hakikat gizliydi: Kendisi okuma yazma bilmediği hâlde, katıldığı meşk ortamlarında okunan şarkıları ve en karmaşık makam yapılarını üstün müzik kulağı sayesinde anında kapardı. Sözleri ya da güfte sırasını karıştırsa dahi, eseri daima doğru makamında, bozulmamış Doğu tavrı ve duru Mardin şivesiyle icra ederdi.
Müziğe olan tutkusunu ve feyzini ağabeyi cümbüş üstadı Ekrem Köle’den alan sanatçı, üslubunu ise hayranı olduğu efsanevi gazelhan Fikri Şebo (Özasil) üstadı örnek alarak şekillendirmişti.
Ezgi Müzik Arşivi ve Ölümsüz Albümler
Hasan Köle’nin ses mirasını geleceğe taşıyan en önemli dönüm noktası, Ezgi Müzik stüdyolarında gerçekleştirilen kayıtlar oldu. Ne zaman stüdyoya uğrasa kapıyı kapatıp; “Haydi, gel bir kayıt yapalım!” diyen sanatçının bu içten çağrısı, makaralı teyplerden dijital stüdyo cihazlarına uzanan otuz yıllık anıtsal bir ses arşivine dönüştü.
İlerleyen yıllarda yapılan stüdyo kayıtları ile yıllar önceki ilk makara kayıtları karşılaştırıldığında, sesinin gürlüğünden ve otantik üslubundan hiçbir şey kaybetmediği hayranlıkla müşahede edildi.
Ezgi Müzik etiketiyle müzik dünyasına kazandırılan başlıca ölümsüz albümleri kentin ses hafızasında müstesna bir yer edindi:
Canlı Yayın İcrası ve Geleceğe Kalan Vasiyet
Sanatçının ekran başındaki dinleyicilerle buluştuğu unutulmaz anlardan biri, konuk olduğu Kanal Urfa canlı yayınıydı. Programda, Fikri Şebo’ya ait Hicaz makamındaki "Haram Âley Bıl Hırım" adlı uzun havayı öyle bir feryat ve duyguyla okudu ki ekran başındaki tüm hemşehrilerini ve dinleyicileri gözyaşlarına boğdu.
Vefatından kısa bir süre önce, kentin müzik ve kültür hafızasını koruma gayesiyle araştırmacı-yazar Ahmet Çınarbaş tarafından gerçekleştirilen kapsamlı röportaj ve video çekimi ise adeta usta sanatçının geleceğe bıraktığı paha biçilmez son vasiyet oldu. Bu tarihi çekimden kısa bir süre sonra, 15 Kasım 2020 tarihinde usta sanatçı hayata gözlerini yumdu.
Ezberindeki yüzlerce otantik Arapça şarkı, bozulmamış Doğu şivesi ve kubbede bıraktığı hoş sedasıyla Hasan Köle; geride bıraktığı paha biçilmez ses ve video arşiviyle Kadim Mardin’in ve müzikseverlerin kalbinde daima yaşamaya devam edecek.
Mekânı cennet olsun.
