Mardin Baro Başkanı Araz,

GÜNDEM
15-01-2017 08:33
Google News

Bölge Dinamikleri, bölgenin sorunlarının çözümü noktasında Devlete yol gösterici olmalıdır

Mardin Baro Başkanı Araz,

Mardin Baro Başkanı Avukat Çelebi Araz, Mardin Gazeteciler Cemiyetini ziyaret etti. 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Gününü kutlayan Araz, son gelişmeler ve süreç hakkında çarpıcı bilgiler verdi. Araz, bölge dinamiklerinin  devletin bölgeye dair politikalarını karşıtlık veya yandaşlık üzerinden okumak yerine daha sağlıklı değerlendirme yaparak, Devletin bölgeye yönelik bakış açısına ve politikalarına yön vermesi gerektiğini söyledi.

     Süreç içinde bölge sorunlarının çözüme kavuşması için sivil inisiyatife önemli görevler düştüğünü söyleyen Baro Başkanı Avukat Çelebi Araz, sivillerin, yerel aktörlerin ve kanaat önderlerinin bölgenin durumunu Ankara veya Ankara´nın atadığı atanmışların gözü ile değil,  bölgedeki her bir bireye dokunarak kendi gözü ile görmesi ve bu gözlem üzerinden değerlendirmesi gerektiğini belitti. Yereldeki dinamiklerin Ankara´daki karar  vericilerin, daha sağlıklı kararlar almasına zemin hazırlayarak,  uygulanan politikaların sonucuna ilişkin veri ve çıktıları net bir şekilde ortaya koymaları gerektiğine vurgu yapan Baro Başkanı Araz ? Yerel dinamikler, aktörler, Sivil Toplum Kuruluşları, kanaat önderleri Ankara´dakilerin sağlıklı karar vermelerine zemin hazırlayacak çıktıları daha cesur ve net bir şekilde ortaya koymalıdır. Yerel dinamikler belirli bazı sebeplerle bunları yapmaktan kaçınmamalı aksi takdirde bölgedeki sorunların çözümü zorlaşır. Sorunlara doğru zamanda, doğru teşhis konulursa çözüm kolaylaşır. Ülkemiz ve bölgemiz zor bir süreçten geçiyor ancak bizler üzerimize düşeni yaptığımızda bu süreci olumlu hale getirebiliriz. Bu  noktada herkese görevler düşüyor.? Dedi.

                    Devletin Sıcak yüzüne ihtiyaç var

       Bölge halkının bölgeye has sorunlardan bıktığını ifade eden Araz, devletin yıllardır acı çeken bölge halkına daha şefkatli  ve sıcak yüzü ile yaklaşması gerektiğini söyledi. Araz ? Bölge insanı her türlü terörden, şiddetten ve bu şiddetin yarattığı kısır döngüden bıktı. Çünkü yıllar süren acılar çekti, büyük zararlar gördü. Bu noktada devlet yerel dinamiklerin görüşlerini dikkate alarak doğru politikalarla sorunu çözmelidir. Devlet halka daha şefkatli, daha sıcak bir yüzle yaklaşmalı. Bu sadece maddi desteklerle değil, güven ortamı yaratılmalı, vatandaşa güvenilmeli ve vatandaşın güveni kazanılmalı.? şeklinde konuştu.

             ?Devlet Yetkilileri yaşanan her olaydan sonra avukatları olağan şüpheli veya güvenlik riski olarak görmeyi terk etmeli, yargının asli unsuru olarak görmeli ve kabul etmelidir. ? diyen Araz

            Avukatların, yargının asli unsuru olan bağımsız savunmayı serbestçe temsil ettiğini, kanunlarda hâkim ve savcılar gibi yargı görevlisi sayıldıklarını, üstleri, çantaları, evleri, işyerleri ve arabalarının aranmasının belirli ve sıkı kanuni usullere bağlandığını ve silahların eşitliği kapsamında mesleklerini ifa ederken hâkim ve savcılarla aynı haklara sahip olduğunu ve bu kapsamda hâkim ve savcılar nasıl hiçbir zorluk ile karşılaşmadan adliye binalarına giriyorlarsa avukatların da aynı şekilde adliyeye ulaşmaları gerektiğini belirten Araz, ancak alınan güvenlik önlemleri kapsamında; özelikle kaymakamlık binasında bulunan veya kaymakamlık ile girişi ortak olan bazı adliye ve kamu binalarına girişlerde hâkim ve savcılardan farklı olarak avukatların güvenlik açısından risk olarak görülüp farklı bir muameleye tabi tutulduğunu ve kanunların açık hükümlerine rağmen avukatların girişte üstlerinin, çantalarının aranmak istediğini, adliyeye ayrılmış otoparklara araçları ile girişlerine izin verilmediğini ve arabalarının aranmak istediğini ve bu durumdan dolayı avukatların mesleklerini sağlıklı bir şekilde ifa edemediklerini ifade etti.

 Araz sözlerine şöyle devam etti; ?Devletin sırf kendi maaşlı memuru değil diye avukata veya sivile güvenlik açısından her zaman şüpheli bir tavırla yaklaşması doğru değildir. Görevi, sıfatı ne olursa olsun kim olursa olsun elbette herkesin suç işleme ihtimali var. Devlet suç işlemesini önlemek için, güvenlik riskini ortadan kaldırmak için elbette bazı önlemler alabileceği gibi, hak ve hürriyetleri kısıtlayabilir. Ancak bu önlemlerin sahada kanunlara aykırı bir şekilde devletin memuruna, sivil vatandaşlara, avukatlara farklı farklı uygulanması kabul edilemez. Cumhuriyet tarihine bakıldığı zaman devlete en büyük zararı siviller veya avukatlar değil, devletin memurlarından oluşan bürokrasi vermiştir.?

Baro Başkanı Araz, Türkiye´yi güzel bir gelecek beklediğine inandığını, atanmışlardan hareket kabiliyeti daha yüksek olan yerel dinamiklerin görüş ve bilgilerinin mutlaka değerlendirilmesi gerektiğini sözlerine ekledi.