GEÇMİŞ OLSUN(!)

GEÇMİŞ OLSUN(!)
16-08-2021

Uzun süredir yaz/a/mıyorum. Yazmak için en gerekli şeyin "umut" olduğunu bu üretemediğim süreçte iyice anladım. Meğer en karamsar satırlar bile küçücük bir umut ışığının peşinden koşar da yer edinirmiş sayfada. Ne kadar da umutsuzmuşum/z bugünlerde.

Yazamadığım sürede memleketimizi izledim, insanlarımızı gözlemledim. Kendi içimden dışıma doğru... Karanlık günler gördük/görüyoruz. Yapışkan eller önce çocuklara uzandı, kadınlara uzandı, sonra doğaya uzandı,memlekete uzandı; uzandı da uzandı. Koruyamadık.

"Korumaya da çalışmadık belki." bu sitem cümlesini de niye mi kurdum şimdi? Gerçekten korumak isteseydik hepsini de koruyabilirdik. Koruyacak güçler, denetimler, yönetimler yaratabilirdik. Oysa yerimizde sayıp duruyoruz. Ne yerimizde sayması geriye gidiyoruz demek daha doğru.

Birileri ölüyor "Başın sağ olsun." birilerinin evleri yanıyor ya da selden zarar görüyor "Geçmiş olsun."diyerek geçiyoruz. Kusura bakmayın ama bu dilekler çoğunuzda hiç de içten değil. Üstelik bunlar empatiden yoksun sözler. Felaketlere maruz kalan insanların ve diğer varlıkların canlarının ne derece yandığını bilmeden, öylesine usulünce söylenmiş sözler işte. Eğer yaşananları gerçekten anlayabilseydik "bir şey olmamış" gibi kolayca devam edemezdik hayatımıza. "İyi ama hayat devam ediyor." diyebilirsiniz. Evet, devam ediyor. Her gün gülümsemesi solarken çocukların, kadınların kanı dökülürken toprağa, ağaç dibindeki karınca yuvasını saran ateş çıtırtılarla uğuldarken, dallardaki kuşların çığlığı göğe ağarken... Sellerde evini barkını, bağını bostanını en önemlisi de canını yitirirken insanlar; onların acısıyla özdeşim kuramayanlar için hayat dolu dizgin devam ediyor. Tatil yerlerinde gülümsüyor selfieleri..

Dünyanın bir ucunda ya da ne bileyim geçmişte bile yaşanan haksız bir olay, bir felaket duyarlı insanı hâlâ üzebiliyorken belki geçen sene ya da sadece birkaç hafta önce tatile gittiği yerlerin yandığını, tur gezileri düzenlediği yerleri sel vurduğunu görmezden gelen, yurduna ve insanına göz yaşı dökmeden, mücadele yoksunu "Geçmiş olsun." deyip geçen insanları anlayamıyorum. Geçmiyor arkadaş, anlayın artık! Geçse de yakıp yıkıp dağıtarak geçiyor. Kelebeğin desenli kanatlarını, arıların bal kovanlarını, köylülerin umutlarını, çocuklarımızın yarınlarını çalıp da geçiyor. İnsanlığınızı elinizden alıp da geçiyor.

Siz "Geçmiş olsun." diyorsunuz ama geçmiyor. Hiçbir şey yokmuş gibi davrandığınız, mutlu selfielerinizle sosyal medyayı sallamaya çalıştığınız, memleketin az ötesi sanki size çok uzakmış sandığınız; açıp okumadığınız, akıl yürütüp sorgulamadığınız sürece de geçmeyecek.

Dünyayı sorgulayanlar, bilgiyi sorgulayanlar, sorguyu sorgulayanlar biz çoktan uyandık ve mutsuzuz. Açıp okumayanlar, az ilerisini göremeyenler, azıcık saadetle yetinenler siz uyuyorsunuz, aptal ama çokça mutlusunuz. Mutsuzluk geçici ama aptallık kalıcı, size de geçmiş olsun. Aptalların çoğunlukta olup yarattığı bu atmosferde yaşamak zorunda olduğumuz için bize de "Geçmiş Olsun!"

 

ÖNCEKİ YAZILAR