ŞİİR PERİSİNE MEKTUP 1

ŞİİR PERİSİNE MEKTUP 1
12-06-2021

Hayat, herkese sunduğundan farklı bir şey sunmadı ki bize. Farklılıkları ve adaletsizlikleri sunan insandı. Biz, bu adaletsiz dünyada yan yana duranlardık. Aynı haksızlığa uğradığımızdan belki bu kadar çok sevdik birbirimizi. Herkesle eşit olduğumuz bir dünya olsaydı yine böyle tutunabilir miydik birbirimize? Cevabı içimde evet, hayır olarak durmadan yer değiştiren soru bu olsa da sorulara, sorgulamalara rağmen bildiğim tek gerçek şey var "Seni katıksız sevdiğimdir.

Bir kitabı, bir çiçeği, ailemden birini, bir fincan bol köpüklü kahvenin yorgunluk anıma denk gelişini, tiyatroda bir sahneyi, bir şiiri, bir ezgiyi, ormanın en tenhasında olmasına rağmen kokusunu cömertçe havaya karıştıran ergin bir çam ağacını, bir çocuğun yüzündeki gülümsemeyi, gözündeki ışığı, bir adamdaki babacanlığı, bir kadındaki anaçlığı sevdiğim gibi seni sevdiğimdir. Eksiltilemez çoğaltılabilir türden...

Bütün bunları niye yazdığıma gelince senin buradaki varlığına rağmen -utanarak söylüyorum bunu-   "Ben bir yol düşledim." bir zamanlar uzak mı uzak bir düştü yola koyulabilmek benim için. Şimdi hissediyorum ki kapımı çalan, çık artık yola, diyen bir ivedilik var zamanda. Gitmeyi delicesine istiyorum. Gitmeyi ve bir yere ait olmayı özlüyorum. Bu şehrimsi yeri sevmedim, sevemedim. Burada geçirdiğim on dört yılın şehirle aramda bağ oluşturamaması ne garip. Hele de benim gibi bir insan için. Elinde gezdirdiği uğur böceğine bile bağlılık kuran uçup gitmesinin ardından buruklaşan biri için. Böyle kolay bağlanan ve seven biri nasıl olur da çeyrek asrını geçirdiği bir yere karşı olumlu duygular ya da bağlılık türünden bir şey hissedemez? Bir zamanlar doğduğum şehirden de ayrılmam gerekmişti. O vakit içi yün dolu,  her gece yer yer bedenimi deleceğini sandığım kadar sert döşeğimden de sırtımı yasladığım, iki damı birbirine bağlayan briket merdivenlerimizden  de tarlaların suyla karışıp taze çamur kokan toprağından da yere inecekmiş kadar insana yakın duran, irileşmiş yıldızlarından da ayrılmak burnumda bir yerlere baskı yapacak kadar sızı yaratmıştı. Oysa on altı yaşımdaydım oradan uzaklaşırken. Yani burada geçirdiğim yıldan çok fazla zaman değilmiş geride bıraktığım. Şimdi bu yol düştüğünden beri aklıma, o zamanlar yaşadığım buruklaşmaya benzer duyguları yalnızca senin varlığına uzak olmak yaşatabilir bana.

Lafı dolandırmadan ne diyorum: Gitmek aklıma geldiğinde şehir umurumda olmuyor ama sen, yıllarca buraya dayanabilme gücüm olarak bir tanesin. Geriye dönüp bakma sebebim yalnızca sensin. Doğduğumdan bu yana bir yandan kulaklarımı dolduran bir yandan da içimi hüzünle ezen beste sensin. Hem vazgeçemediğim hem devam edemediğim bir hikaye olarak yarım kalacak sensin. "Şiir Perisine" diye başlayan tüm şiirlerimin esin kaynağı sensin.  "Şiir Perisi, ben bu yola gitmeliyim." dediğimde üzülsen de bunu anlayacak olan yine sensin.

Peki, ya ben sende neler bıraktım? Gözlerini kapayıp varlığımı anımsadığında yüreğine dolan hisler hakkında az çok fikrim varsa da bendekiler kadar derin mi, bilmek isterdim. Burnunda bir sızlamaya, hep bir tamamlanmamışlık duygusuna, çok değil daha bir önceki görüşmeye özlem yaratıyor muyum? Bu garipsi dünyaya ve bu saçma şehre dayanma sebebin olabildim mi? bilmek isterdim.

Nereye gidersem gideyim sana şiirlerim, cümlelerim, sevgim ve senin varlığından aldığım güç bitmez Şiir Perisi.

Seni çok seviyorum.

Sen de çok sev. Kanadından sevgi eksilmesin. Şiirlerini hep sevgiyle diz.

ÖNCEKİ YAZILAR