USD 0,0000
EUR 0,0000
USD/EUR 0,00
ALTIN 000,00
BİST 0.000

KENTSEL YAŞAM VE KENTLİNİN YÖNETİME KATILIMI

20-08-2025

“Yolculuk yapa yapa farklılıkların kaybolduğunu fark ediyor insan: her kent bütün öteki kentlere benziyor sonuçta, biçim, düzen ve uzaklıkları değiş tokuş ediyor aralarında yerler, 'biçim'siz, ince bir toz bulutu kaplıyor kıtaları.”

İtalo Calvino

İnsanların temel ihtiyaçları olan barınma ulaşım ve iyi bir çevrede doğa ile uyum içinde yaşama olanağı sağlayan kentler sürdürülebilir kentlerdir. Sürekli göç alan ve göç veren kentler evrenselleşme dijitalleşme ve ekonomik nedenlerle kaçınılmaz bir şekilde giderek birbirine benzemekte ve benzer sorunları yaşamaktadır. Bir yandan gökdelenlerin artması bir yandan gecekondulaşma, çevre ve ulaşım sorunları tüm kentlerde görülmektedir. 

Eski ve yeni oluşumların birbirine karıştığı, kültürlerin birbirine eklendiği çok kültürlü alanlardır kentler. Buna rağmen kişide en çok aidiyet duygusu uyandıran yerdir kentler. Doğduğun yer, doyduğun yer, atalarını mezarının olduğu yer ve yaşadığın yerdir kentler. Bu nedenle bağlanırsınız yaşadığınız yere.

Kentlerin sorunlarını çözümlemede iktidar ve sermaye kadar kente yaşayanların katılımcılığının ve geri bildirimlerinin önemi çoktur. Son zamanlarda ki yangınlara ve yangınların söndürülmesindeki çaresizliğe, zeytin ağaçlarının yok edilmesine izin veren kanunlara, madenciliğe ağırlık veren doğa katliamına sebep olan  uygulamalara gösterilen tepkiler halkın yaşadığı yere sahip çıktığını ve yönetime katılımını gösteriyor. Dijitalleşmenin bu tepki vermede kolaylık sağlaması gözden kaçmıyor. Medya üzerinden verilen tepkilerin etkisi büyük. 

Dernekler, sivil toplum kuruluşları kent meclisleri, kentlilerin görüşlerini ve taleplerini iletmekten başka gözümü üretmek için önemli aracılardır. Kentlilerin yaşadıkları yer üzerinde "ben de varım" tavrı içerisinde yer almaları kentin geleceğini belirleyecektir.

Gerçekten de sürdürülebilir kent yaşamı, yalnızca belediyelerin ya da devletin çabasıyla değil, kentte yaşayan her bireyin katkısıyla mümkün olacağını anlatan somut adımlar vardır.

Günlük Yaşamda Atık azaltma: Tek kullanımlık ürünlerden kaçınmak, geri dönüşümü desteklemek, kompost yapmayı denemek.

Enerji tasarrufu: Evde LED ampuller, enerji verimli cihazlar kullanmak, gereksiz ışıkları kapatmak. Enerji tasarrufunu desteklemek.

Su tasarrufu: Musluk ve duş başlıklarını tasarruflu modellerle değiştirmek, yağmur suyu biriktirme sistemlerini teşvik etmek.

Ulaşımda toplu taşıma kullanmak, bisiklet ya da yürüyüşü tercih etmek.
Araç paylaşımı (carpool) ve elektrikli araçlara yönelmek.
Kentte bisiklet yolları ve yaya dostu alanlar için talepte bulunmak.

Kentin Ortak Alanlarında

Yeşil alanları korumak, ağaç dikim etkinliklerine katılmak.
Yerel pazarları desteklemek, küçük üreticilerden alışveriş yapmak.
Ortak yaşam alanlarında (parklar, sahiller, sokaklar) temizlik ve düzen konusunda sorumluluk almak.

 Katılımcı Vatandaşlık

Mahalle toplantılarına, kent konseylerine katılmak.
Çevre dostu politikaları desteklemek, belediyeye geri bildirim vermek. Belediyelerin kendilerine ait ihbar hatları vardır, bunları kullanmak. Gördüğü aksakklıkları ve arızaları bildirmek insanlık görevidir.

Kentin sorunlarına duyarlı STK ve inisiyatiflerde gönüllü olmak.

Kültürel ve Sosyal Yaşamda

Komşuluk ilişkilerini güçlendirmek (dayanışma kültürü sürdürülebilirliği artırır).
Kitap takası, eşya paylaşımı, topluluk bahçeleri gibi projelere katılmak.

Kısacası, sürdürülebilir kent yaşamı hem bireysel alışkanlıkların değişmesini hem de topluluk içinde dayanışmayı gerektiriyor.

Kişinin sürdürülebilir kent yaşamını desteklemesi için birey olarak kısa ve uygulanabilir maddeler:

 Çöpleri geri dönüşüm kutularına ayır.  TTek kullanımlık plastik yerine bez çanta, termos, matara kullan.
Kısa mesafelerde yürüyüş ya da bisikleti tercih et.
Toplu taşımayı özel araçtan önce düşün.
Musluğu açık bırakma, suyu dikkatli kullan.
Evde kullanılmayan ışıkları ve cihazları kapat.
Yerel pazar ve üreticiden alışveriş yap.
Park ve bahçeleri koru, ağaç dikimlerine katıl.
Komşularla eşyaları paylaş, dayanışma kültürü oluştur.
Mahallendeki çevre etkinliklerine ve toplantılara katıl.

“Birlikten kuvvet doğar” eskiden beri söylediğimiz, motto edindiğimiz bir sözdür. Sağlıklı bir çevre, yaşanabilir bir kent için hep birlikte elimizden geleni yapmalıyız.