Gazze’de yine kan akıyor.
Her yeni gün, bir öncekinden daha karanlık.
Bir millet yok edilmeye çalışılıyor; çocuklar enkaz altından çıkarılıyor, kadınlar ağıtlarla sevdiklerinin cesedine sarılıyor.
Ve dünya, olan biteni sadece izliyor.
İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırıları sistematik bir yok ediş halini aldı. Birleşmiş Milletler ’den NATO’ya, Dünya Sağlık Örgütü’nden süper güçlere kadar uluslararası kurumlar sessiz.
Yapılan göstermelik açıklamalar, İsrail’i durdurmak şöyle dursun, adeta cesaretlendiriyor. Bu sessizlik, suçun bir parçasına dönüşmüş durumda değil mi?
Geçtiğimiz günlerde Doha’da düzenlenen İslam İşbirliği Teşkilatı ve Arap Ligi Olağanüstü Ortak Zirvesi’nde İsrail’e karşı güçlü bir kınama geldi..
Toplantı sona erdi, İsrail cevabını tanklarla verdi:
Kara harekâtı başlatıldı.
İsrail Savunma Bakanı Yoav Gallant’ın açıklaması açık ve korkunçtu: “Gazze yanıyor.” Bu, bir devletin resmî ağzından yapılan bir tehdit değil; bir infaz bildirisi gibiydi.
En modern tanklar, makineli tüfekler, roketler ve savaş uçaklarıyla Gazze’ye ölüm yağıyor. Hastaneler hedef alınıyor.
Okullar, ibadethaneler, kamplar vuruluyor.
Bu saldırılar artık “meşru müdafaa” ya da “terörle mücadele” kılıfına sığmıyor.
Bu, düpedüz savaş suçu.
Ama bu suça ne Lahey, ne Cenevre, ne de Birleşmiş Milletler bir şey diyebiliyor.
Demokrasi, özgürlük ve insan hakları söz konusu olduğunda dünyaya nutuk çeken Batılı liderler, şimdi sağır ve dilsiz..
Avrupa’nın başkentlerinde vicdanlı insanlar sokaklara dökülse de sesleri medya duvarına çarpıp geri dönüyor.
Parlamentolardaki zayıf çıkışlar ise İsrail’in tank gürültüsü altında kayboluyor.
En acısı ne biliyor musunuz?
İslam ülkeleri bu tabloda sadece figüran.
Kınama yapılıyor, çağrı yapılıyor, dua ediliyor…
Ama ne ekonomik bir baskı, ne siyasi bir caydırıcılık, ne de etkili bir adım atılabiliyor. İsrail durmuyor çünkü karşısında ciddi bir “engel” görmüyor.
Artık açıklama yapmanın ötesine geçilmesi gerekiyor.
Başta Türkiye olmak üzere, tüm İslam ülkeleri ve insan haklarına saygı duyan devletlerin, İsrail’i durduracak caydırıcı ve somut adımlar atması gerekmiyor mu?
Ambargolar, diplomatik yaptırımlar, uluslararası hukuki süreçler artık sadece gündeme gelmekle kalmamalı, uygulanmalıdır.
Gazze’de ölen her çocuk, dünyanın yüzüne kazınmış bir utançtır.
