USD 0,0000
EUR 0,0000
USD/EUR 0,00
ALTIN 000,00
BİST 0.000

İstanbul’da Tanıtılan Mardin Değil, Mardin’e Sahip Çıkma Kültürüydü

16-01-2026

İstanbul’da düzenlenen Mardin İl Tanıtım Günleri’ni gezenler, stantlarda sergilenen ürünlere baktığında bir şehirle karşılaştı. Biraz daha dikkatli bakanlar ise bir şehrin arkasındaki ortak iradeyi, kurumsal sahiplenmeyi ve samimi emeği gördü.

Bu organizasyonun ana taşıyıcısı, Mardinli İş İnsanları Derneği (MARİŞ) Başkanı Sabahattin Fidan oldu. Fidan, tanıtım günlerini sadece bir vitrin çalışması olarak değil; Mardin’in birlikte yaşama kültürünü, tarihsel derinliğini ve toplumsal hafızasını anlatan bir buluşma olarak kurguladı. Ortaya koyduğu yaklaşım, Mardin’i anlatmaktan çok Mardin’i hissettirmeyi hedefleyen bir vizyondu.

Bu vizyonun sahadaki en güçlü tamamlayıcılarından biri ise MARİŞ Yüksek İstişare Kurulu üyesi İbrahim Biter oldu. Organizasyonun mutfağında aktif rol alan, iş dünyasının sürece dâhil olmasında köprü görevi üstlenen Biter, tanıtım günlerinin sadece protokol fotoğraflarıyla sınırlı kalmamasını sağlayan isimlerden biri olarak öne çıktı.

Ancak bu çabanın tek başına sivil bir gayret olarak kalmaması, kamu iradesiyle uyumlu bir şekilde ilerlemesi, organizasyonun asıl gücünü oluşturdu. İstanbul’daki programda Mardin Valisi ve Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Tuncay Akkoyun’un ortaya koyduğu duruş, bu noktada dikkat çekiciydi.

Akkoyun, Mardin’i anlatırken söylemlere sığınmadan; birlikte yaşam kültürünü, hoşgörüyü ve günlük hayatın içindeki demokrasiyi işaret eden yaklaşımıyla, tanıtım günlerine derinlik kazandırdı. Bu yaklaşım, Mardin’in tanıtımında klişelerin ötesine geçilmesi gerektiğini bir kez daha gösterdi.

Mardin Milletvekilleri Muhammed Adak, Faruk Kılıç ve İstanbul Milletvekili Cüneyt Yüksel de etkinlik boyunca yalnızca katılımcı değil, sürecin takipçisi olarak dikkat çekti.

Mardin’in kültürel, ekonomik ve sosyal potansiyelinin İstanbul gibi bir metropolde anlatılmasının önemine verdikleri destek, merkezi siyaset ile yerel değerlerin aynı zeminde buluşabileceğini gösteren önemli bir tablo sundu.

Yerel yönetimler cephesinde ise Midyat Belediye Başkanı Veysi Şahin’in ilgisi ve katkısı öne çıktı.

Midyat’ın tarihi, kültürel ve turistik değerlerini Mardin bütünlüğü içinde ele alan yaklaşımı, tanıtım günlerinin parçalı değil, bütüncül bir şehir anlatısına dönüşmesine katkı sağladı.

Tüm bunların yanında asıl güçlü tabloyu oluşturan kesim ise Mardinli esnaf, sanayici ve iş insanları oldu. İstanbul’da yaşayan Mardinliler, bu etkinliği yalnızca gezilen bir alan değil, sahip çıkılması gereken bir sorumluluk olarak gördü. Her stantta, her sohbet köşesinde aynı duygu hissediliyordu:
“Bu şehir bizim, bu hikâye hepimizin.”

Sonuçta İstanbul’da tanıtılan sadece Mardin’in mutfağı, mimarisi ya da el sanatları değildi.

Tanıtılan; birlikte iş yapabilme kültürü, kurumsal-sivil uyum, hemşehrilik bilinci ve memlekete karşı duyulan vefaydı.

MARİŞ Başkanı Sabahattin Fidan’ın vizyonu, İbrahim Biter’in sahadaki emeği, Mardinli iş dünyasının sahiplenmesi ve yöneticilerin ortaya koyduğu destek birleşince ortaya net bir gerçek çıktı:

Bu noktada İstanbul Valisi Davut Gül’ün sergilediği yaklaşım da tanıtım günlerine ayrı bir anlam kattı.

Gül, Mardin İl Tanıtım Günleri’ni yalnızca bir şehir etkinliği olarak değil, İstanbul’un çok kültürlü yapısıyla örtüşen bir medeniyet buluşması olarak ele aldı.

İstanbul’da yaşayan Mardinlilerin kente sunduğu ekonomik, sosyal ve kültürel katkılara dikkat çeken Gül’ün bu yaklaşımı, Mardin’in İstanbul’daki varlığının geçici değil, kalıcı ve değer üreten bir unsur olduğunu bir kez daha ortaya koydu.

Mardin, artık sadece anlatılan bir şehir değil;
birlikte sahip çıkılan bir değer.