Ana içeriğe geç

Mardin Söz haberleri... Haberler, son dakika haberleri, yerel en güncel gelişmeler, siyaset, ekonomi, sağlık, eğitim, gündem, spor, teknoloji ve Türkiye geneli tüm özel haberler...

Abdullah Mıstanlı
Abdullah MıstanlıKöşe Yazarı

MEDENİYETİN ÖNCÜ ŞEHRİ: MARDİN

Sarı kalker taşının hünerli ellerde nakış gibi işlendiği, Mezopotamya Ovası'na tepeden bakan heybetli bir masal şehridir Mardin.

 

Sarı kalker taşının hünerli ellerde nakış gibi işlendiği, Mezopotamya Ovası'na tepeden bakan heybetli bir masal şehridir Mardin. Çoğumuzun aklına dar sokaklar, mistik abbaralar ve kadim manastırlar gelse de Mardin'in hikâyesi taş yapılardan çok daha fazlasıdır. Bu kent; insanlığın ilk adımlarından Cumhuriyet'in aydınlanma meşalesine kadar bilimin, kültürün, basının ve toplumsal dayanışmanın öncü bayraktarı olmuştur.

İnsanlığın medeniyet serüvenine bakıldığında Mardin'in izleri tarihin en derin katmanlarına uzanır. Dargeçit'teki Boncuklu Tarla; Göbeklitepe'yle çağdaş, hatta kimi katmanlarıyla ondan da eski mimari kalıntılarıyla tarihin bilinen en eski kamu binalarına ve su kanalı altyapılarına ev sahipliği yapmıştır. Nusaybin'deki Nisibis Akademisi ise felsefe, mantık, tıp ve astronomi eğitimiyle dünyanın ilk üniversitelerinden biri sayılır. Artuklular döneminde inşa edilen Emineddin Külliyesi ve Maristan, Anadolu'nun ilk tıp kompleksi ve şifahanelerinden biri olarak hekimlik tarihine yön vermiştir. Hatuniye Medresesi eyvanlı mimarisiyle çığır açarken, Zinciriye Medresesi bünyesindeki rasathaneyle gökyüzünün sırlarını çözmüştür. Mardin Ulu Camii Anadolu'nun en eski camilerinden biri; Maristan Hamamı ise Türklerin Anadolu'daki ilk hamamıdır. Artuklular döneminde inşa edilen Dunaysır ve Harzem köprüleri, Anadolu'nun ilk köprü örnekleri arasındadır.

Kültür ve yayıncılık alanındaki öncülük de kentin gurur sayfalarından biridir. 1845'te Süryani Kadim Patriği 2. Yakup tarafından getirilen ve ardından 1876'da Deyrulzafaran Manastırı'nda kurulan matbaa, bölgenin entelektüel uyanışını başlatmış; Hikmet dergisi bu matbaadan süzülen ilk yayın olmuştur.

Cumhuriyet'in ilanıyla birlikte Mardin, aydınlanma meşalesini Doğu'da yeniden yakmıştır. 9 Ocak 1927'de yayımlanan Mardin Vilayet Gazetesi şehrin ilk resmi hafızası olurken; Atatürk'ün bizzat matbaa makinesi desteğiyle kurulan Ulus Sesi gazetesi, taşra basınının en güçlü sesine dönüşmüştür. 1928 Harf Devrimi'nin ardından Türk Ocağı ve Millet Mektepleri bünyesinde okuma-yazma seferberliği başlatılmış, 1934'te açılan Mardin Halkevi kültürel hayatın kalbi olmuştur. Erken dönem bulaşıcı hastalıklarla mücadelede kurulan Serum Laboratuvarı'ndan Nusaybin üzerinden Orta Doğu'ya uzanan demiryolu ağına kadar pek çok ilke yine bu kent sahne olmuştur. Şehrin ilk meydanı Cumhuriyet Meydanı 1939'da düzenlenmiş; ilk spor kulübü ise 1923'te Türk Ocağı adıyla kurulmuştur. Türkiye'nin ilk oyuncak kütüphanesi de Mardin'de açılmış, oyuncak alma imkânı olmayan çocuklara hizmet vermiştir.

Mardin'in büyüklüğü yalnızca geçmişinin eskiliğiyle değil; bilimi, kültürü ve insanı merkeze alan öncü ruhuyla ölçülür. Cami ile kilisenin, ezan ile çanın yan yana yankılandığı; Türkçe, Arapça, Kürtçe ve Süryanice'nin dostça harmanlandığı bu topraklar, hoşgörünün ve toplumsal dayanışmanın dünyadaki en köklü temsilcisidir.

Tarih tekerrürden ibarettir; geçmişte tıp akademileri, şifahaneleri ve matbaalarıyla bölgesine ışık saçan Mardin, bugün aynı köklü mirastan aldığı ilhamla yeni bir dönüm noktasının eşiğindedir. 1999'dan sonra Ebru Baybara Demir'in sosyal girişimcilik çalışmalarıyla turizmde sürdürülebilir bir anlayışın öncüsü olan şehir; tıpkı asırlar önce Anadolu'nun ilk tıp kompleksiyle şifa dağıttığı gibi, şimdi de sağlık alanında toplumsal fayda odaklı sivil toplum yapılanmasıyla ülkede yeniden öncü olmaya hazırlanıyor. Kadim kentin bu gurur dolu tarihi, geleceği inşa edecek yeni başarıların en güçlü teminatıdır.