USD 0,0000
EUR 0,0000
USD/EUR 0,00
ALTIN 000,00
BİST 0.000

Mardin’e Ruh Veren İki İsim: Hakan Irmak ve Döne Otyam

17-05-2026
Bazı insanlar bir şehre bina kazandırır…

Bazıları yol yapar, meydan açar…
Bazıları ise bir kentin ruhuna dokunur.

Mardin Bienali’nin arkasındaki iki önemli isim olan Hakan Irmak ve Döne Otyam,  tam da bunu yaptı. Onlar yıllar boyunca yalnızca bir sanat organizasyonu düzenlemedi; Mardin’in hafızasına, kültürüne ve dünyaya anlatılma biçimine yeni bir anlam kattı.

Bugün Mardin Bienali denildiğinde akla yalnızca sergiler gelmiyor. Taş sokaklarda yankılanan farklı diller, avlularda kurulan sanat sohbetleri, kahvehanelerde başlayan tartışmalar, manastırlarda yükselen estetik duygusu geliyor. Çünkü bu bienal hiçbir zaman sadece sanatın vitrini olmadı. Kentin kendisine dönüştü.

Bunu başarabilmek kolay değildir. Hele ki kadim bir şehirde…

Mardin gibi tarih boyunca nice medeniyeti omuzlamış bir şehirde sanat üretmek, bu coğrafyanın hafızasına saygı duymayı gerektirir. Hakan Irmak ve Döne Otyam tam da bunu yaptı. Kenti dönüştürmeye kalkmadan, kentin ruhunu dinlediler. Mardin’i bir dekor olarak değil, yaşayan bir özne olarak gördüler.

Özellikle Hakan Irmak’ın yıllardır ortaya koyduğu kültürel vizyon, bienalin bugün ulaştığı noktada belirleyici oldu. Sessiz ama kararlı bir emeğin sahibiydi. Gösterişten uzak, fakat sanatın dönüştürücü gücüne inanan bir anlayışla hareket etti. Mardin’in taşına, sokağına, tarihine ve insanına dokunan her işte onun izini görmek mümkündü.

Çünkü Hakan Irmak için bienal sadece sergi kurmak değildi. Bir şehrin kültürel kimliğini koruyarak dünyaya açılmasını sağlamaktı. Bu nedenle Mardin Bienali’nde kullanılan her mekân, her tema ve her sanatçı seçimi; kentin ruhuyla kurulan güçlü ilişkinin bir parçasına dönüştü.

16 yıl boyunca istikrarlı bir şekilde devam eden bu yolculuk, bugün artık yalnızca Türkiye’nin değil, dünyanın dikkatle takip ettiği kültürel bir buluşmaya dönüştü. 20 ülkeden sanatçıların geldiği, antik kentlerin sergi mekânına dönüştüğü, kahvehanelerin sanat alanına evrildiği bir yapıdan söz ediyoruz. Bu başarı tesadüf değildir. Arkasında vizyon, emek, sabır ve inanç vardır.

Döne Otyam’ın sanata ve insana dokunan güçlü duyarlılığı ile Hakan Irmak’ın kültürel organizasyonlardaki istikrarlı yürüyüşü, Mardin Bienali’nin karakterini oluşturan en önemli unsurlar oldu. Onlar sanatın yalnızca elit çevrelerin değil, halkın da bir parçası olabileceğini gösterdi.

Belki de en kıymetli olan buydu…

Bir esnafın kahvesinde sanat konuşuluyorsa, bir çocuk bienal sayesinde ilk kez çağdaş sanatla tanışıyorsa, tarihi bir yapı yeniden hayat buluyorsa; orada gerçek bir kültürel dönüşüm vardır.

Bugün Mardin Bienali artık sadece bir etkinlik değil; bu şehrin kültürel hafızasının önemli bir parçasıdır. Ve bu hafızada Hakan Irmak ile Döne Otyam’ın emeği çok özel bir yerde duracaktır.

Çünkü bazı insanlar eser bırakır…
Bazıları ise bir şehrin geleceğine iz bırakır.

Mardin sokaklarında tiyatro sanatçılarına, yazarlara, ressamlara, yönetmenlere ve dünyanın farklı ülkelerinden gelen sanat insanlarına rastlıyorsanız; bilin ki bu atmosferin arkasında Hakan Irmak’ın yıllara yayılan emeği, Döne Otyam’ın yüreği ve bu kente duydukları büyük sevda vardır.