Ne maçtı ama…
Ekranın karşısında bir oturduk, bir kalktık. Hakeme söylendik, kaçan fırsata hayıflandık. Son düdük çaldığında ise ağzımızdan aynı söz çıktı:
Helal olsun çocuklar!
Mardinspor, Tekliç ve Dimitrov’un golleriyle Bursa’da devleşti. Alınan 2-1’lik galibiyet, koskoca bir şehrin yüzünü güldürdü.
Kolay iş değil. Kendi sahasında 1 yıl 13 gündür yenilmeyen bir takım var karşınızda. Tribün desteği arkasında, kazanma alışkanlığı cebinde…
Ama futbol, geçmişte kazanılan maçlarla oynanmıyor.
Bursa’nın hesabını Mardinspor bozdu.
Hocam, elinde sihirli değnek mi var?
Kısa sürede takıma dokundun, sahadaki görüntü değişti. Birbirinin yardımına koşan, ne yapacağını bilen, rakibin baskısıyla oyundan kopmayan bir ekip izledik.
Meğer o değneğin adı çalışmak, güvenmek ve inandırmakmış.
Kenarda teknik direktörün bulunması başka, sahada elinin hissedilmesi başka. Bursa’da Petev’in eli hissedildi. Savunma gerektiğinde direnen, fırsatını bulduğunda hücuma çıkan Mardinspor, mücadelesinin karşılığını aldı.
Petev, maç sonunda planlarını yüzde 70-80 oranında uyguladıklarını söyledi.
Hocam, bunun tamamını da merakla bekliyoruz!
Şaka bir yana, kazanırken eksikleri görebilmek önemli. Galibiyetin sevincine kapılıp yapılacak işleri unutmamak, başarının devamı için gerekli.
Ama bu zaferde, savunmada direnenin, orta sahada koşanın, arkadaşının açığını kapatanın da payı var. Golü iki kişi attı, galibiyeti bütün takım kazandı.
Taraftarın görmek istediği de bu zaten. Her futbolcu üzerine düşeni yapacak, kimse arkadaşını sahada yalnız bırakmayacak.
Forma terleyecek ki tribündeki insanın da gönlü rahat edecek.
Bursa’da o formanın hakkı verildi.
TRT Spor ekranında karşılaşmayı anlatan spikerin heyecanının zaman zaman Bursaspor tarafına kaydığını düşündüm. Oysa ekran başında Mardinspor için heyecanlanan insanlar da vardı.
Ulusal yayında iki takımın emeği de aynı özenle anlatılmalı. Mikrofonun terazisi dengeli olmalı.
Hakemin bazı kararlarına da itiraz ettik. “Olur mu böyle karar?” dediğimiz anlar yaşadık.
Mardinspor’un güzelliği, bunlara takılıp mücadeleyi bırakmamasıydı. Cevabını sahada verdi, üç puanı aldı.
“Bu benim jokerim” demiş, sırrını açıklamamış.
Açıklama hocam, sende kalsın.
Biz sahadaki karşılığına bakarız. Oyuncu mücadele ediyorsa, takım birbirine inanıyorsa, taraftar geleceğe umutla bakıyorsa o joker işe yarıyor demektir.
Yalnız sihirli değneğini iyi sakla. Daha yolumuz var!
Yorgun yüzlerde kocaman gülümsemeler, havaya kalkan yumruklar, omuz omuza futbolcular…
Altına yazılacak cümle belliydi:
“Hak edilen, alın teri kokan bir mutluluk tablosu.”
İşte futbolun sevdiğimiz tarafı bu. Bir şehri aynı heyecanda buluşturması. Ertesi gün sokakta, iş yerinde, kahvede konuşulacak güzel bir hatıra bırakması.
Mardinspor, Bursa’dan üç puanın yanında bu mutluluğu da getirdi.
Şimdi bize düşen, desteği yalnızca galibiyet günlerine bırakmamak. İlk tökezlemede sırt çevirmeden, aynı mücadeleyi isteyerek takımın yanında durmak.
Tebrikler Petev, tebrikler çocuklar!
Değnek Petev’de, emek futbolcularda, gurur hepimizde!
