Ortadoğu yine ateş çemberi.
Reuters Haber Ajansının duyurduğu habere göre;
Husiler, Suudi Arabistan’ın petrol altyapısını vuruyor. Doğu-Batı petrol boru hattına yönelik saldırı, Yanbu üzerinden ham petrol sevkiyatını durdurdu. Suudi Arabistan petrolünü başka güzergahlara kaydırmaya çalışıyor.
Husiler Yemen’de ilerliyor, Babülmendep çevresindeki stratejik noktalarda güç kazanıyor.
Bizi asıl ilgilendiren ise başka!
Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında 7 Ağustos’ta Mekke’de imzalanan Ortak Savunma Anlaşması ne diyor?
Üç ülkeden birine yapılan silahlı saldırı, üçüne birden yapılmış sayılacak!
İşte şimdi o cümlenin ağırlığını daha iyi görüyoruz.
Suudi Arabistan saldırıya uğradığında Türkiye’nin yükümlülüğü nerede başlayacak, nerede bitecek?
Diplomatik destek mi?
İstihbarat mı?
Savunma desteği mi?
Yoksa Mehmetçiğin hiç tarafı olmadığı yeni bir savaşın içine çekilmesi mi?
Bunların açıkça konuşulması gerekiyor.
Türkiye elbette dostlarının yanında olur. Bölgesinde barış için sorumluluk da alır.
Ama dostluk başka, başkasının savaşının tarafı olmak başka!
Ortadoğu’da ateş hiç sönmüyor.
O nedenle mesele sadece Suudi Arabistan’ın petrol boru hattı değil.
Asıl mesele şu:
Suudi’nin paralı askerleri, silahlarıyla Husilere katıldığı haberleri yaygın.
Suudilerin destek çağrıları, ABD kanadında yerini bulmadığı gözlemleniyor..
ABD’nin İran saldırıları karşısında düştüğü çaresizliği ve güç kaybını ABD basını “Kaybettik” yorumları ile duyuruyor..
Peki şimdi ne olacak?
Pakistan ve Türkiye Husilere karşı savacak mı?
Bu anlaşma, Türkiye’nin önüne nasıl bir fatura koyacak?
İster İetemez insanın aklına,
Türkiye Ateşe mi Çekiliyor? soru geliyor!..
