?>

Bir Bisiklet Forması Bu Kadar mı Ağır Geldi?

Mehmet ÇELİK

1 gün önce

Evrensel değerleri dillerinden düşürmeyen bir partinin milletvekili...

İnsan haklarından, hukuktan, eşitlikten ve özgürlüklerden söz eden bir partinin temsilcisi...

Sonra dönüp, milletle iç içe olan, vatandaşın arasına karışan bir valiyi Meclis kürsüsünden hedef alıyor.

Peki neden?

Bir vali, gençlerle bisiklete bindi diye mi?

Vatandaşla aynı fotoğraf karesinde yer aldı diye mi?

Devleti halka yaklaştırdığı için mi?

Daha da düşündürücü olan ise, iktidar partisinin kendi atadığı valiye sahip çıkmak yerine, eleştirilerin ardından onu görevden almayı tercih etmesi...

 Ardahan Valisi’ni tanımam…

 Ne dostluğum var ne de özel bir hukukum.

 Ama bir vatandaş olarak, bir gazeteci olarak ve en önemlisi vicdan sahibi bir insan olarak bu kararı doğru bulmadım.

 Eğer kamuoyuna yansıdığı gibi görevden alınma gerekçesi gerçekten bisiklet etkinliğinde giydiği spor kıyafetiyse…

 Durup düşünmek gerekiyor.

 Vali dediğiniz sadece makamında oturan kişi değildir.

 Vali, devletin şehirdeki yüzüdür.

 Vatandaşın elini sıkan…

 Çocuğun başını okşayan…

 Esnafın çayını içen…

 Gençlerin arasına karışan kişidir.

 Devlet, halktan uzaklaştıkça büyümez.

 Halkın gönlüne girdikçe büyür.

 Bugün gençlerle halı sahada top oynayan valiler var.

 Kahvehanede vatandaşla tavla oynayanlar var.

 Köy köy dolaşan…

 Çiftçiyle tarlaya giren…

 Yaylada çobanla sohbet eden…

 Halay çeken…

 Efe oynayan…

 Yöresel kıyafet giyen valiler var.

 Toplum bunları seviyor.

 Çünkü insanlar ulaşamadıkları makamları değil, yanlarında gördükleri devlet adamlarını benimsiyor.

 Şimdi soruyorum…

 Bisiklete binmek mi suç?

 Gençlere sporu sevdirmek mi yanlış?

 Bir şehrin tanıtımına katkı sunmak mı devlet ciddiyetine aykırı?

 Eğer öyleyse…

 Yarın eşofman giyen vali de mi görevden alınacak?

 Gençlerle yüzen vali de mi?

 Maratona katılan kaymakam da mı?

 Bisiklet kıyafeti dünyanın her yerinde aynıdır.

 Federasyonun belirlediği kıyafetle spor yapan bir insanı kıyafeti üzerinden yargılamak ne kadar doğrudur?

 O zaman tekvandocu kızlarımızı da mı eleştireceğiz?

 Boksörlerimizi…

 Güreşçilerimizi…

 Yüzücülerimizi…

 Uluslararası kurallara göre yarışan sporcularımızı da mı sorgulayacağız?

 Bana göre mesele kıyafet değil…

 Mesele verilen mesajdır.

 Karar çok ağır olmadı mı?

 Hem de çok hızlı alınmadı mı?

 Bu yüzden toplum vicdanında rahatsızlık oluşturmadı mı?

 Ardahan’ı bisikletle tanıtmaya çalışan, gençleri spor etrafında buluşturan bir valinin kamuoyunda konuşulan bu gerekçeyle görevden alınması, beni düşündürdü.

 Türkiye Yüzyıl’ını konuşuyoruz.

 Çağdaş Türkiye’den söz ediyoruz.

 Spor yapan bir nesil istiyoruz.

 O halde sporu teşvik eden yöneticilere nasıl bakacağız?

 Devletin itibarı elbette korunmalıdır.

 Ama devletin itibarı, halktan uzak durarak değil; halkın gönlüne girerek büyür.

 Çünkü bazen bir forma sadece forma değildir.

 O forma üzerinden verilen karar, milyonların vicdanında uzun süre tartışılır.

Vali'ye veryansın eden Milletvekili, çocuklarıyla şortla yada mayo ile denize veya havuza girse, mensubu olduğu parti onu ihraç  edecek mi?

Merak ediyorum...

YAZARIN DİĞER YAZILARI