?>

Zulme Sessiz Kalmak, İnsanlığı Terk Etmektir

Mehmet ÇELİK

8 ay önce

Orta Doğu’nun kadim topraklarında, gözümüzün önünde bir halk, sistematik olarak yok edilmeye çalışılıyor. İsrail, yıllardır sürdürdüğü işgal politikalarını artık hiçbir sınır tanımadan, hiçbir hukuki veya insani değeri gözetmeden acımasız bir katliama dönüştürmüş durumda.

Bu yaşananlar ne bir savaş, ne de karşılıklı çatışma…

 Bu bir tek taraflı yok etme girişimi, bu bir soykırım…

Gazze’de, Batı Şeria’da, Filistin’in dört bir yanında çocuklar ölürken, kadınlar, yaşlılar, siviller bombaların hedefi olurken, dünya dediğimiz o büyük yapı sessiz.

Hatta bazı “demokratik” ülkeler ve onların liderleri bu vahşetin sponsoru konumunda.

Demokrasi Maskesi Düşüyor

Batı’nın yıllardır süslediği “demokrasi” vitrini yerle bir olmuş durumda.

Özgürlükten, insan haklarından, barıştan dem vuran ülkeler, konu İsrail olduğunda suskun, hatta ortak.

Hastaneler vuruluyor, çocuklar okullarına ulaşamadan can veriyor, gazeteciler infaz ediliyor. Sadece sivil halk değil; insanlık, vicdan, merhamet de bombalanıyor.

Ve dünya ne yapıyor?

Koskoca bir hiç.

Birleşmiş Milletler kınama mesajlarıyla durumu geçiştiriyor.

Avrupa Birliği, üç maymunu oynuyor.

ABD ve bazı müttefikleri ise açıkça İsrail’e destek vererek suç ortağı haline geliyor.

Peki, bu çifte standarda ne demeli?

Eğer bugün bir Müslüman ülke, aynı şiddeti İsrail’e ya da bir Avrupa ülkesine yöneltmiş olsaydı, emin olun NATO çoktan devreye girmiş, BM savaş kararı almış, uluslararası medya sabah akşam o ülkeyi “terörist devlet” ilan etmişti.

Ancak konu Filistin olunca kurallar değişiyor. Çünkü mesele sadece siyaset değil; vicdan meselesi, ahlak meselesidir..

Sadece Dua Yetmez

Bugün sokaklara dökülen, sesini yükselten milyonlarca insan var. Annelerin gözyaşları, babaların çaresizliği, çocukların sessiz çığlığı dünya meydanlarında yankılanıyor. Ancak üzülerek söylemeliyim ki:

Sadece sloganlarla, protestolarla, dualarla bu zulüm durmaz!

Gerçek çözüm; somut adımlarla, cesur kararlarla, kararlı bir duruşla gelir.

Artık sadece İsrail’i eleştirmek yetmiyor!

Ona bu gücü veren, onu bu noktaya taşıyan sistemi de sorgulamak gerekiyor..

Ticaret anlaşmalarına, silah desteklerine, uluslararası iş birliklerine “dur” demek gerekiyor.

Türkiye başta olmak üzere, tüm İslam dünyası ve vicdan sahibi ülkeler artık lafla değil, eylemle tepki vermelidir:

İsrail ile yapılan tüm ticari ve diplomatik ilişkiler askıya alınmalıdır.

Limanlar, hava sahaları, enerji anlaşmaları derhal gözden geçirilmelidir.

Uluslararası platformlarda İsrail’i yalnızlaştıracak girişimlere öncülük edilmelidir.

Türkiye Hedefte mi?

Sadece Filistin değil, aslında tüm bölge tehdit altında.

İsrail’in, Suriye’de Türk gözetleme ve istihbarat noktalarını hedef alması, bunun en açık kanıtıdır.

Bu sadece Filistin davası değil; aynı zamanda Türkiye’nin de güvenlik meselesidir. Bu nedenle gösterilecek tepkiler, sadece duygusal değil, stratejik olmalıdır.

Tarih, Sessizleri de Yazar

Bugün olup bitenlere sessiz kalanlar, yarın o sessizliğin altında ezilecek.

Bugün görmezden gelenler, bir gün aynı karanlıkla karşılaştığında yardım edecek bir el bulamayacak.

Tarih, sadece zalimleri değil; onlara sessiz kalanları da yargılar!

Vicdan sahibi herkesin, inancı ne olursa olsun; dili, ırkı, coğrafyası ne olursa olsun bu katliama karşı ortak bir duruş sergilemesi gerekiyor.

Çünkü mesele artık bir ülkenin davası değil..

Mesele insanlık davası!

Ve bu davada tarafsız kalmak, suç ortaklığıdır...

Sözün özü şu:

Bugün Filistin’e yapılan zulme karşı susarsak, yarın kendi evimize düşen bombada kimse bizim için sesini yükseltmeyecek.

YAZARIN DİĞER YAZILARI