?>
“Mahpushaneler de memlekettendir.”
“Mahpushaneler de memlekettendir.”
Sırrı Süreyya Önder
Nesrin Aykaç yazdı
Sırrı Süreyya Önder'in ölümü büyük üzüntü yarattı. Sosyal medyada üzerinden baktığımda onun ne kadar çok sevildiğini anlıyorum. Ben onu sanatçı kimliği ile tanıdım ve çok beğendim. Sırrı Süreyya Önder'in "Beynelmilel" filmi ile unutulmazlar arasına katıldığını düşünüyorum. Beynelmilel filmi onun hayatından bir kesit olmaktan başka devlet politikalarının Türk sinemasına izdüşümü olan bir kara mizah örneğidir. Film in mutlaka izlenmesi gereken filmler arasında olduğunu da belirtmem gerekiyor. Bu yazıyı yazarken onun politik görüşünden çok insani yönüyle, sanatçı kişiliğiyle ve felsefi görüşüyle anlatmak istiyorum.
Hayata bütün zorluklara rağmen olumlu bakmak, her koşulda iyimser olmak, karşılaştığı haksızlıklar olumsuzluklar karşısında içinde bulunduğu durumdaki paradoksunu ince bir espri ile iç acıtıcı ama oldukça içten ifade etmek herkesin harcı değildir. Her konuşmasının ardında bir sitem gizlidir. Haksız yere yattığı mahpushane yıllarına "Mahpushaneler de memlekettendir." derken duygularında memleket sevgisini, gereksiz mahpus yatmaya sitemi ile harmanlayarak söylediğini sanıyorum.
Memlekette kimin ne ile suçlandığı, neden çoluk çocuk içerilerde yargılanmayı bekliyor diye düşündüğümüz bugünlerde bu cümle bir paradoks değil midir? İçinizi acıtmaz mı? Espri olarak söylenmediğini düşünmez misiniz? Boş yere yargılanmış, hüküm giymiş, mahpus yatmış ve gir-çık ile ömrü geçmiş birinin bunu söylemesi ironidir hem de en incesinden.
"Helallik ne ki ya! Benden yana bana kimin hakkı geçmişse helal olsun. benim şahsi bir meselem yoktur, olamaz. Hapishanelerde memlekettendir ama önemli olan bu ülkenin kardeşliğini, ortak geleceğini sağlamak… Yoksa hapishane arsızı olmuş insanlarız, gir çık gir çık. Bir gün başkan vekili, bir gün mahkum, bir gün hasta, bir gün… sonsuzluk" Bu sözler unutulmayacak ve belki binlerce kez alıntılanacak.
Politikacı kimliği ile sanatçı kimliğinin harmanlanması sonucu bir halk filozofu kimliği oluşmuştur. Yönetmenlik, senaristlik, oyunculuk, müzik yapımcılığı ve ulusal basında köşe yazarlığı yaptığı bilinir. Her dalda kendine özgü tarzıyla dikkat çekmiştir. Hayata her zaman eleştirel bakıp doğruyu göstermeye çalışmıştır. Duygularını sevecenlikle ifade etmesiyle, genel tavrı ile karşı mahallenin de sevgisini kazanmayı bilmiştir. O bir barış güvercinidir. Her ihtilafın barış ile çözümleneceğini düşünür. Son siyasi çalışmaları da bunun göstergesidir.
Mahpushane ile ilk tanışması lise ikinci sınıf öğrencisi olduğu yıldadır. Suçu Maraş katliamını protesto etmektir. Tahliye olduktan sonra Ankara Siyasal Bilgiler Fakültesi'ni kazanan Önder'in şanssızlığı o yıl 12 Eylül 1980 darbesinin olmasıdır. Yine öğrenci olayları, kaçmalar, aranmalar, kovalamalar derken hayatın mahpushanelerde geçen kaybı yedi yıldır. Kendi deyimiyle gir-çık gir-çık geçer hayat. Bütün yaşadıkları kişiliğini oluşturmuştur. Her şeyi kanıksayan, bıyık altından gülerek sorgulayan ama unutmayan bir kişilik, mücadele etmekten asla vazgeçmeyen bir savaşçı…
Hayatı sürdürmek için iş ayrı mı yapmaksızın lastikçilik, fotoğrafçı çıraklığı, mevsimlik işçilik gibi her işte çalışmış, hayatı mücadele ile geçmiş ve sinemacılık, yönetmenlik, gazetecilik derken zirveye ulaşmıştır. Milletvekilliği ve meclis başkan vekilliği onun ulaştığı zirvedir. Üstelik devletin seçtiği siyasi bir arabulucudur. Bir barış elçisidir.
Beynelmilel filmi Sırrı Süreyya Önder’den geriye kalan bir şaheserdir, onun baş yapıtıdır. 12 Eylül dönemini anlatan kara mizah türünde bir dönem filmidir. Gerçek hayatta Adıyaman'da geçen bir olaydan esinlenerek senaryosunu yazdığı bu film dönemi eleştirir, eleştirileri hiçbir zaman güncelliğini yitirmez. Bu tip olaylar ülkede defalarca yaşanmıştır.
Sırrı Süreyya Önder'in ölümü ülke için bir kayıptır. Barış sürecindeki görevi, meclisteki görevi yönünden olsun ya da bir entellektüelin kaybı açısından olsun gerçekten büyük kayıp olarak görülmelidir. Arkasından söyleyeceğimiz tek söz “Helâl olsun Sırrı Süreyya Önder” olmalıdır.
YAZARIN DİĞER YAZILARI
-
Seksenler: Değişimin Başladığı Yıllar
20-09-2026
-
Mardin Semalarını Renklendiren Usta: Zahid Mungan
31-08-2026
-
Burası halâ bizim memleketimiz Mardin
11-08-2026
-
Kapı Filmi Ve Süryaniler; Kadir İnanır'ın Anısına
26-06-2026
-
7. Mardin Bienali ardından
20-06-2026
-
KİFAYETSİZ MUHTERİSE DÖNÜŞÜM
31-05-2026
-
Efsaneden Metne: Ali Baba ve Kırk Haramiler’in Kökeni Üzerine Karşılaştırmalı Bir Okuma
18-05-2026
-
HANNA'NIN HİKAYESİ
14-04-2026
-
BAYRAMLARDAN GERİYE KALANLAR.
19-03-2026
-
Diyarbakır’da Mekân, Hafıza ve Sürdürülebilirlik; Naum Faiq’in Evi ve Kent Belleği:
08-03-2026
-
KADİFEKALE'DE
01-11-2025
-
Mardin Kültür Yolu Festivali
30-10-2025
-
MARDİNLİ OLMAK
02-10-2025
-
CAHİT SITKI'NIN EMİR ERİ
13-09-2025
-
ÖLÜMDEN SONRASI
05-09-2025
-
KENTSEL YAŞAM VE KENTLİNİN YÖNETİME KATILIMI
20-08-2025
-
MEZOPOTAMYA KİMLİĞİ VE İBRAHİM KEİVO
09-08-2025
-
CELAL İNAL ŞİİRLERİ ÜZERİNE…
24-07-2025
-
Viraneler de Ağlar (Şiir)
18-07-2025
-
Kentler, meydanlar ve Ankara.
08-07-2025
-
MARDİNSPOR ŞAMPİYON II.
30-06-2025
-
EKMEK PAHALI VE EMEK UCUZDU
23-06-2025
-
BİR BEN VARDIR BENDE BENDEN İÇERİ
13-06-2025
-
Semih Hocaoğlu ile Bayram röportajı.
06-06-2025
-
YOLA MI ÇIKTIM YOLDAN MI ÇIKTIM?
31-05-2025
-
ALLA MAİK
26-05-2025
-
MİDİLLİ LESVOS SAPPHO
20-05-2025
-
ANNE OLABİLMEK
08-05-2025
-
“Mahpushaneler de memlekettendir.”
04-05-2025
-
Mardinspor Şampiyon
01-05-2025
-
Ayrımcılık ve Ötekileştirme
27-04-2025
-
PASKALYA BAYRAMI
19-04-2025
-
Hanna’dan Anna'ya Dönüşüm
16-04-2025
-
DUAYEN GAZETECİLER
24-08-2024
-
Filistinli bir şair Mourid Barghouti
09-06-2024
-
Mardin’de Bir Kültür Ve Sanat Merkezi
28-05-2024
-
AYASOFYA ÖRNEĞİ ÜZERİNDEN TURİZMDE TARİHİ BİNALARIN KORUNMASI
05-05-2024
-
MARDİN’DE TURİZM SİNYAL VERİYOR.
14-04-2024
-
Nerede O Bayramlar?
09-04-2024
-
MARDİN'İN ÇİLEKEŞ EŞEKLERİ!
23-03-2024
-
HER FANİ BİR GÜN ÖLÜMÜ TADACAKTIR
10-03-2024
-
5 ARALIK KADINLARIN SEÇME VE SEÇİLME HAKKINI KAZANDIĞI GÜN
05-12-2023
-
SÜRDÜRÜLEBİLİR BİR ŞEHİR HAYATINA ÇEYREK KALA.
01-12-2023
-
HRANT DİNK VAKFI KARDES UYGULAMASI VE LEVANTENLER.
23-11-2023
-
SARIMSAK TARLASI HİKAYESİ
17-11-2023
-
DOSTLUĞUN GAYESİ
08-11-2023
-
Mardin-Diyarbakır Gezisinin ardından..
30-10-2023
-
SİVAS, ÂŞIKLAR YATAĞI, NESİNİ SÖYLEYİM CANIM EFENDİM?
28-10-2023
-
Seri Katil..
25-10-2023
-
NAZENDE NAZ
09-10-2023
-
MEHMET NEZİR UCA'YI KAYBETTİK.
01-10-2023
-
MARDİN BELGESELİ ile MARDİN TURU
16-09-2023
-
BEN YALIM, NE OLACAK BENİM HALIM?
30-06-2023
-
MİDYAT’A SORALIM , EVET Mİ HAYIR MI?
21-06-2023
-
KÜLLERİNDEN DOĞANLAR - GÜLSEREN MUNGAN.
22-05-2023
-
Mardin Sevdalıları
21-05-2023
-
SEÇİM ÖNCESİ VE SONRASI
16-05-2023
-
BENİM MEMLEKETLERİM
20-11-2022
-
HÜSAMİYE MEDRESESİ
06-11-2022
-
DİYARBAKIR- MARDİN GEZİSİ
30-10-2022
-
Mardin'li yönetmen Mehmet Sait Tunç'dan bir başarı daha.
21-10-2022
-
KÜLLERİNDEN DOĞANLAR - GÜLSEREN MUNGAN
14-09-2022
-
SİZ HANGİ KUŞAKTANSINIZ?
06-09-2022
-
MARDİN'İN MEŞHUR AŞK HİKAYESİ!
29-08-2022
-
BIR ULU ÇINAR MEHMET NEZİR UCA
23-08-2022
-
YEŞİL ENERJİ ve TASARRUF
09-08-2022
-
MAHALLENİN NAMUSU
05-08-2022
-
Bir Lisan Bir İnsan
30-07-2022
-
ANADİLDE EĞİTİM HAKKI VE İKİNCİ DİL
23-07-2022
-
MARDİN’İN TAKLACI GÜVERCİNLERİ
15-07-2022
-
SİVİL TOPLUM KURULUŞLARI, TOPLUMUN SESİDİR!
30-06-2022
-
VAR GİT ÖLÜM…
21-06-2022
-
MARSHALL PLANININ 75. YILI VE AMERİKAN YARDIMI
14-06-2022
-
O BİR EFSANE, O GÜLÜŞ TEKE.
05-06-2022
-
YILKI ATLARI…
30-05-2022
-
ARAYIŞ
24-05-2022
-
MARDİN BASIN TARİHİNDE İLKLER.
22-05-2022
-
AŞIRI TURİZM, YAVAŞ ŞEHİR VE MARDİN
17-05-2022
-
HAKLISIN DERDO
10-05-2022
-
MARDİN'DE BAYRAM TURİZMİ, TURİZM BAYRAMINA DÖNDÜ
05-05-2022
-
1 MAYIS BİRLİK, MÜCADELE VE DAYANIŞMA GÜNÜ.
30-04-2022
-
Bir Mardin Sevdalısı, Mehmet Sait Tunç!
25-04-2022
-
Ne Yapmalı?
18-04-2022
-
GASTRONOMİ TURİZMİ VE MARDİN...
13-04-2022
-
Mardin Gastronomi Turizmi
12-04-2022
-
İNANÇ TURİZMİ VE MARDİN
06-04-2022
-
ÇEVRE KİRLİLİĞİ VE BİZ
29-03-2022
-
MARDİN VE UNESCO DÜNYA MİRAS LİSTESİ…
23-03-2022
-
MEDENİYET, MEDİNE, MARDİN…
15-03-2022
-
KIZILTEPE’YE YENİ FAKÜLTE …
09-03-2022
-
Rusya ve Savaş!
04-03-2022
-
MASALLARLA EĞİTİM...
25-02-2022
-
İkinci Dil!
22-02-2022