Zahid Mungan'ın uçurtma atölyesinde çekilmiş bir videoyu izlerken çocukluğumun uçurtma anılarına takıldım kaldım. Ne güzel şeydir uçurtma yapmak, uçurmak ve onları göklerde süzülürken izlemek.
Çocukluğumda İzmir'in Hatay semtinde "nohut oda, bakla sofa" tabirine uygun bir evde oturuyorduk. İki göz oda ve bir sofa... Evin üstü teras; gece yer yatakları seriliyor, cibinlikler açılıyor, sadece güvercin sesleri eksik. Keyfimize diyecek yok. 50'li yılların ikinci yarısındayız.
Evin bakla sofa diyebileceğimiz büyüklükteki sofasında bulunan altı kişilik masa, yemek saatleri dışında henüz öğrenci olan dördümüzün ortak çalışma alanı. Beşinci kardeşimiz ise henüz bebek.
Benden yedi yaş büyük abim Ümit, masada uçurtma yapıyor. Mutfakta bir cezve içinde nişasta kaynatmış, onu tutkal olarak kullanıyor. Kargıları ezerek çubuklar oluşturmuş; kargıları kınnapla birbirine bağladıktan sonra, bizim kitap kapladığımız kâğıtlarla uçurtmayı kaplıyor. Hünerli abim bizden yardım istiyor; dersi bırakıp uçurtmaya kuyruk yapıyoruz. İpini kendisi sarıyor, bir çubuğun etrafına yumurta şeklinde bir yumak yapıyor.
Sonra "Haydi, uçurtma uçuracağız!" diyerek kırlara açılıyoruz. O zaman İzmir çok tenha, oturduğumuz mahalleden Kadifekale bile görünüyor.
Uçurtmayı ben tutuyorum, o hızla koşarak havalanmasını sağlıyor. Gözlerime inanamıyorum... Uçurtma maviliklerde süzülürken Ümit'in sevincini, çığlıklarla koşturmasını ve "Gel, sen de tut ipi; bak ne kadar keyifli!" demesini unutamıyorum. Uçurtmanın ipinin gerginliği ile kolumun yukarılardan çekildiğini hissetmem inanılmaz bir şey. Sanki kanatlanıp uçacağım.
Mardin'den İzmir'e göç etmemizin üzerinden henüz 5-6 yıl geçmiş. Muhtemelen Ümit uçurtmayı ilk kez Mardin'de görmüştü; o Mardin doğumlu. Ne zaman bir uçurtma görsem Ümit'i hatırlıyorum. Nurlar içinde uyusun.
Bugün sosyal medyada izlediğim Zahid Mungan Uçurtma Atölyesi'nin videosunda çocukların bulundukları yerden keyif aldıklarını, öğrenmeye olan heveslerini hissettim. Zahid Mungan'ın duruşu da yaptığı işin bilincinde olduğu duygusunu uyandırıyor.
Zahid Mungan'ı, akraba olmamıza rağmen şahsen tanımıyorum. Ancak çektiği videoları ve seçtiği müzikleri çok beğendiğim için kendisinden izin alarak paylaşımlarımda, hikâyelerimde kullanıyorum. Uluslararası başarılarıyla her zaman gurur duyuyorum. Katıldığı uluslararası etkinliklerde uçurtmalarıyla birlikte Mardin'i de göklere çıkarıyor. Yaratıcılığı, yeteneği ve çalışkanlığıyla örnek bir insan.
Zahid, uçurtma yapmaya 5 yaşında dedesinden öğrenerek başlamış; o günden beri gökyüzüne renk katıyor. Artık çok gelişmiş teknikler ve malzemelerle çalıştığı bir atölyesi var. Kendisini anlatan "Uçurtmanın Peşinde" adlı belgesel de onun bu yolculuğunu çok güzel aktarıyor.
Geleneksel motifleri ve Mezopotamya'nın efsanelerini devasa uçurtmalara dönüştüren Mungan, Çin'den İtalya'ya, Malezya'dan Güney Afrika'ya kadar onlarca ülkede Türkiye'yi gururla temsil etti. Özellikle Çin'in Weifang kentinde düzenlenen Uluslararası Uçurtma Festivali'nde, binlerce parça kumaştan tasarladığı 3 boyutlu "Tavus Kuşu" uçurtmasıyla dünya birincisi olarak altın madalya kazandı. Binlerce parçayı kırkyama tekniğiyle işleyip gökyüzüne saldığı devasa Şahmeran uçurtması gibi eserleriyle Mezopotamya kültürünü dünya semalarında dalgalandırdı. Ayrıca Mardin Uluslararası Uçurtma Festivali'nin öncülerinden biri olarak kentin tanıtımına büyük katkı sağladı ve Mardin'i uçurtma severlerin buluşma noktası hâline getirdi.
Sosyal medyadaki paylaşımda onu ders verirken izlerken işini ne kadar severek yaptığını bir kez daha hissettim. Aldığı ödüller ve ortaya koyduğu emek, çocukların uçurtmaya olan ilgisini artırıyor. Onların merakla masanın etrafında toplanması beni yine kendi çocukluk günlerime dönme isteği uyandırıyor.
Mungan'ın bu sanatı gençlere ve çocuklara aktarması Mardinliler için çok değerli. Uçurtma atölyesi gibi daha birçok sanat, zanaat ve elişi mekânının ve atölyesinin Mardin'de yer almasını diliyorum. Bu tür hobiler çocukların hayal dünyalarını zenginleştirdiği kadar el becerilerini de geliştiriyor; eğitim açısından son derece önemli bir çaba.
Mardin'in iklimi gereği rüzgârın bol olduğu zamanlarda bu etkinlik kente çok yakışıyor. Uçurtmalarla gökyüzü şenleniyor, renkleniyor. Uçurtma uçuramayacak yaşta olanlar için bile damlardan o renkleri izlemek insana özgürlük ve mutluluk hissi veriyor.
Zahid Mungan'ı yürekten kutluyor, başarılarının devamını diliyorum.
Nesrin Aykaç.