USD 0,0000
EUR 0,0000
USD/EUR 0,00
ALTIN 000,00
BİST 0.000

Mardin Destinasyon Yönetişim Modeli

08-02-2021
Google News

“Her gün bir yerden göçmek ne iyi

Her gün bir yere konmak ne güzel

Bulanmadan, donmadan akmak ne hoş

Dünle beraber gitti cancağızım

Ne kadar söz varsa düne ait

Şimdi yeni şeyler söylemek lazım.”

(Mevlana Celaleddin Rumi, Nev-Niyaz)

 

Sezen Aksu, Mevlana’nın bu sözlerini 1995 yılında çıkardığı “Işık Doğu’dan Yükselir” albümündeki “Yeniliğe Doğru” adlı şarkısı ile bestelemiştir. Bir sanat eserinde vücut bulan bu sözlerin özünü, bir yönetim modeli olarak turizm için uyarlayamaz mıyız?

 

Turizm de esasen yeni şeyler deneyimlemek için geçici bir göç değil mi? Sektörün gelişmesi için yeni sözler söylenmeli yeni politikalar uygulanmalıdır. Birleşmiş Milletler Dünya Turizm Örgütü (BMDTÖ) 2019 yılı verilerine göre 51,2 milyon turistle Türkiye, Dünya’da en fazla turist çeken 6. ülke konumundadır. Diğer taraftan bu yüksek ziyaretçi sayısına rağmen 2019 yılında 29,8 Milyar Dolar yıllık gelirle 13. sıradadır. Türkiye’nin turizm çeşidi ve potansiyeli tartışılmazdır, hem gelen turist sayısında hem de turizm gelirlerinde Türkiye, ilk üçe girecek potansiyele sahiptir. Türkiye’nin bu potansiyelini değerlendirmek amacıyla Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı (TGA) 15 Temmuz 2019 tarihinde 7183 sayılı kanunla; Kültür ve Turizm Bakanlığı’nca belirlenen turizm strateji ve politikaları doğrultusunda Türkiye’nin turizm hedeflerine ulaşması, mevcut turizm olanaklarının dünya çapında tanıtılması ve pazarlanması, potansiyel turizm olanaklarının ise keşfedilerek geliştirilmesi ve kazandırılmasına ilişkin olarak tüm tanıtım/pazarlama/iletişim faaliyetlerini yürütmek üzere kurulmuştur. Ajans faaliyetleri; www.tga.gov.tr adresinden ve Türkiye’nin farklı dillerde tanıtımını sağlayacak www.goturkey.com adresinden takip edilebilmektedir. Ajans, yaptığı faaliyetleri ve kurumsal yapısını 81 ilde tanıtmak üzere sahaya inmiş, Mardin toplantısı 28 Ocak 2021 tarihinde gerçekleştirilmiştir.

 

Türkiye’nin ve ülke içindeki destinasyonların yurtdışında tanıtımları yeni bir model olan Ajans ile gerçekleştirilecektir. Yaptığı çalışmaları incelediğimde tanıtımın emin ellerde olduğunu söyleyebilirim. Ajansın, illerden beklentisi turizm ürünlerini gelen ziyaretçilere hazır hale getirecek koruma tedbirleri, altyapı, içerik ve kaliteli insan kaynağı sağlamalarıdır. İllerin bu olanakları sağlamaları 5n2k (ne, nerede, nasıl, niçin, ne zaman, kim, kimden veya kimin için) mantığı ile strateji-eylem bütünü olan planlar ve bu planların gerçekleşmelerini takip edecek bir yönetişim modeli ile mümkündür. Peki destinasyon yönetişim modeli nedir? Destinasyon, BMDTÖ’ye göre “Turistlerin en az bir gece vakit geçirdiği fiziki mekân/lar” olarak tanımlanmıştır. Yönetişim kelimesinin tanımına OECD, IMF, AB kaynaklarında kamu yönetimine yönelik betimlemelere rastlanmakta ve kelime iyi yönetişimin ilkeleri ile açıklanmaktadır. Bu yazıda yönetişimin “birlikte ve etkileşerek ortaklaşa yönetme”  tanımını kullanılacaktır. İyi bir yönetişim yapısı; kurallar değil süreçleri, kamu-özel sektör ortaklığını, müzakere-mutabakat ilkeleri ile karar alma süreçlerini, sürekli etkileşim ve iletişim normlarına dayalı bir sistemdir. Bu kapsamda destinasyon yönetişim modelleri; destinasyonun birlikte ve etkileşerek ortaklaşa yönetilmesini sağlayan kamu-özel ortaklığında yapılar olarak tanımlanabilir. Destinasyon yönetişim modelleri dünyada 90’ların başından beri gündemde olan, ancak ülkemizde yakın zamanda tartışılan ve kurgulanmaya başlayan modellerdir. Türkiye’de vakıf, dernek, şirket, belediye birliği ve kooperatif gibi farklı yasal statülerde modeller kullanılmaktadır. Destinasyon yönetişim modelleri illerin turizm potansiyelini kinetiğe çevirmek için kurgulanmaktadır.

 

Mardin turizm potansiyeli bakımından Türkiye’nin en önde gelen ancak potansiyelini tam anlamıyla kullanamayan illerden biridir. 2020 yılının Covid-19 nedeniyle ekstrem bir yıl olmasından dolayı, 2019 yılı verileri kullanılmıştır. Mardin; Belediye ve Kültür ve Turizm Bakanlığı belgeli toplam 72 konaklama tesisi, 2.683 oda ve 5.567 yatak kapasitesine sahiptir. Belediye belgeli konaklama tesislerine 203.503 geliş ve Kültür ve Turizm Bakanlığı belgeli konaklama tesislerine 206.873 geliş olmak üzere 2019 yılında tesislerde toplam konaklayan sayısı 410.376 kişi olarak gerçekleşmiştir. Mardin’de ortalama kalış süresi 1,49 gün ve toplam gelişlerde yabancı turist yüzdesi sadece %6,8 dir. Özellikle yabancı turistlerin artması ülkemizin ihracat gelirlerinin de artmasını sağlamaktadır. Bu sayılar Mardin’in potansiyelini tam anlamıyla kullanamadığını göstermektedir.  Bunun en önemli nedenlerinden biri, Mardin’in bir “destinasyon yönetişim modelinin” olmamasıdır.  2013-2015 yılları arasında uygulanan “Mardin Sürdürülebilir Turizm Projesi” kapsamında Yönetişim, Koruma, Markalaşma, Ürün Geliştirme ve Pazarlama, Kalite Geliştirme, Sosyal Gelişim ana eksenleri ve bu eksenler altında 74 eylem tanımlanan “Mardin Stratejik Turizm Planı 2014-2023” hazırlanmıştır. Dicle Kalkınma Ajansı ve Uluslararası Tasarım Vakfı’nda çalıştığım süre zarfında bu planın turizm değer zinciri analizi ve yönetişim eksenlerinin hazırlanmasında destek olmuştum. Projede çalışan kıdemli uzmanlar önerilerimi dikkate almayarak yönetişim modeli için vakıf kurulmasında ısrar etmiş, ancak önerdikleri modeli kuramamışlardı. Projenin kapanış aşamasında yönetişim ekseninde

  • İl Turizm Konseyi,
  • Mardin Sürdürülebilir Turizm Ofisi,
  • Mardin Sürdürülebilir Turizm Derneği
  • Mardin Turizm Tanıtım Ürünleri Kooperatifi

olmak üzere hayata geçirilememiş dağınık yapı önerilmiş, sonuçta mastır plan rafa kaldırılmıştır. Buna rağmen bir Mardinli olarak parçalı da olsa planda önerilen bazı projelerin gerçekleştirilmesi için çalışmalarda yer aldım. Bu kapsamda “Tarihi Mardin’in Yayalaştırılması, Tarihi Mardin Çarşıların Canlandırılması, Kasımiye Medresesinin Bilim Müzesine Dönüştürülmesi, Mardin Gastronomi İnovasyon Merkezi, Mardin Tasarım ve İnovasyon Merkezi” projelerinin fizibilitelerini hazırladım.

 

Mardin’in destinasyon yönetişim modelinin olamaması bazı projelerin uygulan(a)maması, uygulanacak projelerin her yönetim değişikliğinde revize edilmelerine, kaynak ve zaman kaybına sebebiyet vermiştir. Genel itibariyle yerel halk katılımcı süreçlerle projelere hiçbir şekilde müdahil edilmemiştir. Bu kapsamda Eski kent merkezinin tek meydanı olma özelliğine sahip Cumhuriyet Meydanı için parası ödenerek üç farklı mimari proje tasarlanmıştır. Son uygulanan projenin Mardin’i ne kadar yansıttığından, Mardin’in hikâyesini ne kadar anlattığından emin değilim. Keşke geçmiş fotoğraflara bakılarak bir proje tasarlansaydı, en azından alışabileceğimiz bir rekonstrüksiyona sahip olurduk. Son günlerde de bir seyir terasından bahsediliyor. Bu proje bana çok garip geliyor, eski Mardin’in tamamı bir seyir terası özelliğinde, hatta Dicle Kalkınma Ajansı’nda 2014-2023 Bölge Planı’nın Turizm Mevcut Durum Analizini hazırladığımda, Güneydoğu Anadolu Tur Rotası içinde Mardin’i “Mezopotamya’nın Terası” olarak tanımlamıştım. Diğer bir örnek eski kent merkezinin yayalaştırılmasını sağlayacak Diyarbakır kapı Otopark Projesi, otoparktan öte bir AVM projesine döndürüldü.

Bu örnekler bile katılımcı süreçlere yer verilen bir destinasyon yönetişim modelinin ne kadar değerli olduğunu gösteriyor. Peki destinasyon yönetişim modeli Mardin için nasıl yapılandırılmalıdır? Bu kapsamda aşağıda birkaç öneriye yer verdim:

  • Destinasyon yönetişim modeli; birlikte ve etkileşerek ortaklaşa yönetme tanımına uygun olarak kamu-özel sektör ortaklığında, müzakere-mutabakat ilkeleri ile karar alma süreçlerini içeren sürekli etkileşim ve iletişim normlarına dayalı bir sistem olmalıdır.
  • Vakıf, şirket, dernek, birlik ve kooperatif seçeneklerinden şirket modelini öneriyorum. Vakıf ve dernek modellerinde genellikle tüm işlemler ya iktisadi işletme ya da bu yapılara bağlı şirketler üzerinden gerçekleştirilmektedir. Yapıyı daha sade kılmak adına direk bir şirket kurulması yerinde olacaktır.
  • Modelin ana omurgasını Mardin Valiliği, Mardin Büyükşehir Belediyesi, Mardin Ticaret ve Sanayi Odası, Artuklu Belediyesi, Midyat Belediyesi, Savur Belediyesi, Nusaybin Belediyesi oluşturmalıdır. Bu kurumlara sivil toplum örgütlerini temsilen MAREV (Mardinliler Eğitim ve Dayanışma Vakfı), konaklama tesislerini veya acentaları temsilen  bir STK yer alabilir. Modelin belirli bir zaman sonra oturması ve turizmin yayılımı ile birlikte Derik, Ömerli ve Dargeçit belediyeleri eklemlenebilir. Tecrübelerimden yola çıkarak tavsiyem ilk etapta hissedar sayısının az olması modelin sürdürülebilirliğini arttıracaktır.
  • Belediyeler şirket kuramaz, ancak şirket hisselerini bağış olarak alabilirler. Bu kapsamda şirket kurulumunun Ticaret Bakanlığı’nın iznini alarak Mardin Ticaret ve Sanayi Odası tarafından gerçekleştirilesi ve sonrasında hisselerin belediyeler ve diğer kurumlara bağışlanması yöntemi kullanılmalıdır.
  • Modelin danışma kurulu, hissedar olamayan ancak turizm yönetiminde ve gelişmesinde yer alan kurum ve STK’lardan oluşmalıdır. Danışma kurulunda Mardin Artuklu Üniversitesi, İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü, GAP Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığı, Dicle Kalkınma Ajansı ve turizmde öne çıkan ilçelerin kaymakamlıkları muhakkak yer almalıdır.
  • İlk etapta kuruluş sermayesi ve şirket gelir kaynaklarının kısıtlı olması nedeniyle kurulacak yönetişim modelinin personelinin bir kısmı kurumlardan kısıtlı bir süre için görevlendirilmeli ile alınmalıdır. Sonrasında şirket gelir kaynaklarının artmasıyla daha nitelikli personel istihdamı gerçekleştirilebilir.
  • Model aşağıdaki birimlerden oluşmalıdır. Bu birimlerin işlevleri ile ilgili detaylı bilgiyi daha sonra paylaşabilirim.
    • Politika ve Planlama Birimi
    • Tanıtım ve Pazarlama Birimi
    • Turizm İş Geliştirme Birimi
  • Modelin ilk etapta en azından bütçesi belirli 5 yıllık iş planı hazır olmalıdır.

 

Mardin, ülkemizi turizmde lider konuma getirecek değer ve eserlere sahiptir. Bu değer ve eserlerin doğru koruma-kullanım dengesini gözeten, strateji-eylem kurgusunu barındıran bir planlama ile benzersiz turizm ürünlerine dönüşmesi ve turizmin kalkınma için ana sektörlerden biri haline gelmesi olasıdır. Bu kapsamda katılımcı bir destinasyon yönetişim modeline ihtiyacımız var. Diğer bir deyişle gelişmek istiyorsak yeni bir şey söylemek gerek...

 

Sağlıcakla kalın.

SİZİN DÜŞÜNCELERİNİZ?