Mardinspor teknik ekibini ve yönetimini eleştirmek için henüz erken.
Lig uzun bir maraton. Takım yeni, kadro yeni. Daha yolun başındayız. Ancak bazı konulara dikkat çekmek de bizim görevimiz.
Çünkü gördüğümüz eksikleri bugün söylemezsek, yarın “Neden zamanında söylemediniz?” diye sorarlar.
Mardinspor yönetimi son günlerde forma satışına ağırlık vermiş durumda. Elbette forma satılacak, kombine satılacak, kulübe gelir sağlanacak. Taraftar da imkânları ölçüsünde takımına destek olacak.
Ama her şey forma satmak değildir!
Bugüne kadar Mardinspor yönetimini bir bütün olarak basının karşısında görmedik.
Bir basın toplantısı düzenlenip kulübün ekonomik durumu, hedefleri, transfer politikası, sponsorlukları ve geleceğe yönelik projeleri kamuoyuyla kapsamlı şekilde paylaşılmadı.
Sosyal medyadan yapılan açıklamalarla yetinmek ne kadar doğru?
Tartışılır!
Mardinspor, sosyal medya hesabından yönetilecek kadar küçük bir kulüp değildir.
Gelelim sahaya…
Transfer döneminde büyük beklentilerle kadroya dahil edilen Olarenwaju Ayobami Kayode elbette önemli ve tecrübeli bir futbolcu olabilir.
Ancak bizim sahadaki gözlemimiz başka.
Sağdan geliyor…
Soldan geliyor…
Ceza sahasına toplar taşınıyor, ortalar yapılıyor.
Ama o topları gole çevirecek son dokunuş gelmiyor!
Kayode şu ana kadar ileri uçta beklenen gol katkısını vermekte zorlanıyor. Orta sahadan kendisine çıkarılan bazı topları kontrol etmekte ve hücumu devam ettirmekte de sıkıntı yaşadığı görülüyor.
Bunu söylemek Kayode’yi kötü futbolcu ilan etmek değildir.
Ama Mardinspor’un hedefi büyükse, gol yollarındaki alternatifleri de güçlü olmak zorunda.
Yol yakınken teknik heyet bu konuyu yönetimin önüne koymalı.
Bu takıma, ceza sahasında önüne düşen topu değerlendirecek, top ayağına geldiğinde tribünleri heyecanlandırıp ayağa kaldıracak ve gerektiğinde yarım pozisyondan gol çıkarabilecek bir golcü gerekiyor.
Çünkü bazı maçlarda 10 pozisyona giremezsiniz.
Bir tane gelir!
Onu da atacaksınız.
Vanspor karşılaşması bunun en açık örneklerinden biriydi.
Mardinspor farklı kazanabileceği bir maçtan 1 puanla ayrıldı.
Üstelik kazanılması halinde hem moral hem de ligdeki konum açısından çok daha farklı bir tablo ortaya çıkacaktı.
Bir başka konu da Mustafa Sarıgül…
Karşılaşmada sarı kart gören ve ilerleyen dakikalarda agresifleştiği gözlenen Mustafa Sarıgül’ü bir süre dinlendirmek daha doğru olmaz mıydı?
Elbette saha kenarında kararı verecek olan teknik heyettir.
Biz tribünden görüyoruz, onlar saha kenarından.
Ama futbol biraz da zamanında müdahale oyunudur.
Bazen bir oyuncuyu değiştirmek, oyuncunun kötü olduğu anlamına gelmez.
Takımı korumaktır.
Oyuncuyu korumaktır.
Skoru korumaktır.
Vanspor karşısında alınan beraberlik dünyanın sonu değil.
Futbolda kazanmak da var, kaybetmek de, berabere kalmak da…
Ancak farklı bir skorla kazanıp liderlik koltuğuna oturma fırsatının bulunduğu bir karşılaşmada son dakikada gelen golle iki puanın bırakılması doğal olarak taraftarı üzdü.
Önemli olan bu maçtan ders çıkarmaktır.
Mardinspor’un iyi bir kadrosu var.
Mücadele eden bir takımı var.
Hedefleri de büyük.
O halde eksikleri görmekten ve söylemekten korkmamak gerekiyor.
Golcü gerekiyorsa alınmalı.
Oyuncu değişikliklerinde daha cesur davranılması gerekiyorsa davranılmalı.
Yönetim kamuoyuyla daha fazla iletişim kurmalı.
Basının karşısına çıkmalı.
Sorulara cevap vermeli.
Forma satmak önemli…
Ama Mardinspor’u büyütecek olan yalnızca satılan forma sayısı değildir.
Kurumsallık, şeffaflık, doğru transfer, doğru zamanda doğru müdahale ve taraftarla kurulacak güven bağı da en az forma satışı kadar önemlidir.
Henüz eleştirmek için erken.
Ama uyarmak için tam zamanı!
Çünkü bu şehir yıllar sonra yakaladığı bu heyecanın yarım kalmasını istemiyor.
Mardinspor’un yeri yukarısıysa, hesabı da kitabı da ona göre yapılmalı.