Mardinspor yönetimi Ahmet Cingöz ile yollarını ayırdı.
Bana göre bu karar gecikmiş olsa da doğru bir karar.
Geçen sezon Ahmet Cingöz ile yollar ayrıldıktan sonra takımın başına Bülent Akan gelmişti. Ard arda alınan galibiyetlerle takımın havası değişmiş, futbolcular yeniden özgüven kazanmıştı.
Daha açık söyleyelim…
Ahmet Cingöz döneminde dağılan, yorulan takım, Bülent Akan ile canlandı ve sonunda hedefine ulaştı. Şampiyon oldu.
Bülent Akan ile yolların ayrılması kararı alındığında, İbrahim Aydoğan ile kendi aramızda bunu çok konuştuk. Hatta düşüncelerimizi bazı yöneticilere de ilettik.
Dağınık bir takımı kısa sürede toparlayıp şampiyonluğa taşıyan teknik direktörün neden gönderildiğine anlam verememiştik.
Daha sonra Ahmet Cingöz yeniden takımın başına getirildi.
İşte asıl soru burada:
Geçmişte takımda istenilen hareketliliği sağlayamayan bir teknik direktöre neden yeniden dönüldü?
Bülent Akan'ın özellikle futbolcularla iletişimi, ikili ilişkileri ve oyuncuyu maça hazırlama konusunda önemli bir özelliği vardı. Bazen teknik direktörlük sadece taktik tahtasına diziliş yazmak değildir. Futbolcunun kafasına, yüreğine dokunmak da gerekir.
Ancak bugün bütün faturayı Ahmet Cingöz'e kesmek de doğru olmaz.
Ben daha önce de yazdım. Bu takımın ciddi bir golcü sıkıntısı var. Kanatlardan getirilen topları ceza sahasında tamamlayacak, yarım pozisyondan gol çıkaracak bir futbolcuya ihtiyaç var. Kayserispor maçında Moreno'nun yaptığı gibi... Sivasspor karşısında kıvrak hareketlerle golünü atan Tonio Teklic gibi...
Pozisyon üretiyorsunuz ama topu filelerle buluşturamıyorsanız, sorun yalnızca kulübedeki hocada değildir.
Bir başka konu da takımın fiziksel görüntüsü.
Mardinspor futbolcuları daha sezonun başında neden bu kadar çabuk yoruluyor?
Fiziksel hazırlık mı yetersiz?
Yoğun maç temposu mu etkiliyor?
Yoksa bizim dışarıdan göremediğimiz başka sorunlar mı var?
Şimdi teknik direktör değişti diye bütün sorunların bir gecede ortadan kalkmasını beklemek yanlış olur.
Mardinspor yönetimi teknik direktör konusunda doğrusunu yaptı.
Ama şimdi daha önemli olan, yanlışın nerede başladığını ve sorunun sadece teknik direktörden ibaret olup olmadığını doğru tespit etmek.
Çünkü hedef büyükse, faturayı bir kişiye kesmek kolay; asıl mesele sorunu doğru teşhis etmektir.