Geçen hafta Güneydoğu Anadolu Gazeteciler Federasyonu yönetim kurulu üyeleri olarak Adıyaman’daydık.
Adıyaman Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Zeki Dişkaya’nın ev sahipliğinde iki gün boyunca hem mesleki sorunlarımızı konuştuk hem de kentin yöneticilerini ziyaret ettik.
Adıyaman Valisi Abdullah Küçük ile başlayan temaslarımız; Adıyaman Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Keleş, Belediye Başkanı Abdurrahman Tutdere, Ticaret ve Sanayi Odası yönetimi, Kahta Kaymakamı, Kahta Belediye Başkanı ve İl Jandarma Komutanı ile devam etti.
Doğrusu Adıyaman’da büyük bir değişim gördük.
6 Şubat depremlerinin ağır yaralarını taşıyan şehir yeniden ayağa kalkıyor.
Kimin kapısını çaldıysak yapılanları, projeleri, hedefleri ve deprem sonrası verilen mücadeleyi anlattı.
AK Parti Adıyaman Milletvekili ve TBMM Başkanlık Divanı Kâtip Üyesi İshak Şan, yeni yapılanma ile ilgili b ilgiler verdi, yatırımların takipçisi olacağını söyledi.
Adıyaman Üniversitesi’nin yeniden yapılanmasını Rektör Prof. Dr. Mehmet Keleş’ten, belediye hizmetlerini Belediye Başkanı Abdurrahman Tutdere’den, Kahta’daki çalışmaları da ilçenin yöneticilerinden dinledik.
Herkes kendi penceresinden Adıyaman’ı anlatmaya çalıştı.
Bir kişi hariç!
Adıyaman Valisi Abdullah Küçük…
Vali Küçük’ün makamına giderken beklentimiz büyüktü.
Depremde büyük yıkım yaşayan Adıyaman nasıl ayağa kaldırılıyor?
Konutlar ne durumda?
Kırsalda neler yapılıyor?
Turizm nasıl canlandırılacak?
Nemrut, Cendere Köprüsü, Perre Antik Kenti ve Kommagene mirası dünyaya nasıl daha güçlü tanıtılacak?
Bunları konuşacağımızı düşünüyorduk.
Ama masaya zeytin geldi!
Evet, zeytin…
Yanlış anlaşılmasın.
Zeytine karşı değiliz.
Zeytin üretimdir, ekonomidir, çiftçinin ekmeğidir.
Vali Küçük, Atatürk Barajı çevresinde vatandaşların ekip biçtiği ancak tapulu olmayan bazı alanlara zeytin dikilmesinden, ağaçların bakımının yapılarak ilerleyen süreçte vatandaşlara devredilmesinden söz etti.
Güzel proje.
Ancak karşınızda Güneydoğu’nun farklı illerinden gelen gazeteciler, dışarıda deprem sonrası yeniden kurulan koskoca bir şehir, tepede de Nemrut dururken sohbetin yıldızı zeytin olunca insan ister istemez soruyor:
Zeytin mi önemli, Nemrut mu?
Adıyaman sıradan bir şehir değil.
Binlerce yıllık tarihi, Nemrut’u, Cendere’si, Perre’si ve Kommagene uygarlığıyla büyük bir turizm hazinesine sahip.
Bir de 6 Şubat felaketinin ardından yeniden ayağa kaldırılan bir şehir gerçeği var.
Devlet büyük imkânlar seferber etmiş. Konutlar ve köy evleri yükseliyor, yollar yenileniyor, altyapı çalışmaları sürüyor.
Fakat biz bunların önemli bir bölümünü Valilik makamında değil, diğer yöneticilerden ve Adıyamanlı gazeteci meslektaşlarımızdan öğrendik.
İşte garipsediğimiz nokta tam da burada.
Karşınızda bölgenin gazeteci cemiyetlerinin yöneticileri var.
Mardin Valisi Tuncay Akkoyun bu ekibe 1 saat Mardin’i anlatmıştı…
Anlatacağınız bir proje ertesi gün Mardin’de, Diyarbakır’da, Batman’da, Siirt’te, Şırnak’ta, Gaziantep’te, Kilis’te ve Şanlıurfa’da haber olacak.
Adıyaman’ı anlatmak için bundan daha güzel bir fırsat olabilir mi?
Ben olsam gazetecilerin önüne Adıyaman’ın dosyasını koyardım.
“Deprem bizi yıktı ama yeniden ayağa kalkıyoruz. Gelin, görün ve yazın” derdim.
Sonra zeytini de anlatırdım.
Ama biz biraz tersinden başladık.
Nemrut tepede kaldı…
Perre tarihin içinde kaldı…
Cendere yerinde kaldı…
Yeni Adıyaman şantiyelerde kaldı…
Masaya zeytin oturdu!
Belki de biz yanlış gittik.
Belki ziyaret öncesinde;
“Adıyaman’ı değil, zeytinciliğin geleceğini konuşmaya geliyoruz” dememiz gerekiyordu!
O zaman Nemrut’u sormaz, deprem konutlarını merak etmez, turizmi hiç açmazdık.
Zeytinin kaç dönüme dikileceğini sorar, notumuzu alır çıkardık!
Şaka bir yana…
Mesele zeytin değil.
Elbette dikilsin. Üretici kazansın, Adıyaman kazansın.
Mesele, elinizde Adıyaman’ı bütün Güneydoğu’ya anlatabilecek bir fırsat varken hangi Adıyaman’ı anlattığınız.
Çünkü yöneticilik sadece hizmet üretmek değil, yapılan hizmeti ve şehrin değerlerini doğru zamanda doğru insanlara anlatabilmektir.
Biz Adıyaman’dan ayrılırken kafamızda hâlâ aynı soru vardı:
Zeytin mi önemli, Nemrut mu?