?>

NEREYE KADAR ?

Semih Hocaoğlu

21 saat önce

Mardin adına belirtiyorum. *Çözüm bekleyen, *çözülmesi için ciddi bir gayret görmeyen, *fotoğraf çektirip yayınlamakla çözüleceği düşünülen, *"içi beni dışı seni yakar" cinsinden kronikleşmiş irili-ufaklı o kadar sorunu var ki ; say-say bitmeyez... Belki ilgililerin dikkatini çeker düşüncesiyle, zaman zaman dile getirilen bu sorunların bazılarının, daha fazla ciddiye alınması ve öncelik kazandırılması için yapılan çeşitli vurguların en çok kullanılanı ; "30 büyükşehir arasında ....olmayan/bulunmayan tek büyükşehir" tanımlaması. *"Çevreyolu olmayan tek büyükşehir", *"Büyükşehirlerdeki üniversiteler arasında Tıp Fakültesi bulunmayan tek üniversite", *"Yeterli normlara sahip stadyumu olmayan tek büyükşehir" gibi... Siyasi rantabilitesi daha ağır basmış olacak ki ; yeterli koşullara sahip olmamasına rağmen Tıp Fakültesi karşılık bulmuş, diğer istekler ise "belki birgün" diye sıralarını beklemekte. İyi düşünülmüş bir vurgu olarak gördüğüm "....Olmayan/bulunmayan tek büyükşehir" vurgusu ; büyük bir ayıp olarak karşımızda duran, kütüphane ile çarpık yapılaşma sorunları da dile getirilirken "cuk" diye oturacak cinsten. Evet... Mardin ; Kütüphane Binası bulunmayan tek büyükşehir. Kitap Fuarı kurarak kitaba olan bağlılığın gösterilmek istendiği şehirde, hâlâ bir kütüphane binasının bulunmayışı anlaşılır olmadığı kadar kabul edilir gibi de değil. Kütüphane ihtiyacının şehrin bir noktasına konuşlandırılmış Gezici Kütüphane Aracıyla karşılandırılmaya çalışıldığı tek büyükşehir. Bir de şehrin imar planı diye bir sorunu var ki evlere şenlik. Yapılaşmanın ; kanun, nizam, plan tanımadan süregeldiği tek büyükşehir. Parası olan herkesin ; dilediği yerde, dilediği katta, dilediği görünürde inşaat yapabileceği tek büyükşehir, Ticaret alanının, Konut alanının, Yeşil alanın, Sosyal alanın belli olmadığı tek büyükşehir, Her türlü altyapısı tamamlanmadan, yolu yordamı belirlenmeden dikilen devasa binaların bulunduğu tek büyükşehir, Projede var olmasına rağmen ; Otoparkı, Sığınağı, Yangın merdiveni, Oyun alanları bulunmayan çok katlı binaların var olduğu tek büyükşehir, Çekme paylarına riayet edilmediği, yol ve kaldırımların sonradan projeye dahil edildiği binaların çoğunlukta olduğu tek büyükşehir, İnşaatın tamamı bitmeden ; Oturma izni verilen evlerin, Çalışma ruhsatı verilen işyerlerinin bulunduğu binalardan bahsedilen tek büyükşehir. Yeni yerleşim alanı olarak belirlenmiş bölgede, her geçen gün yenisi eklenen devasa binaların yanıbaşında hayvan barınakları, bir başka köşesinde dumanların tüttüğü tandırlar ve bunlarla iç içe yaşamını sürdüren binlerce kişi. Okullara çok yakın mesafede bulunan onlarca mermer atölyesinin çevreye dağıttığı tozları solumak zorunda olan yüzlerce küçük çocuk. 23-25 katlı binaların altındaki işyerinin çoğu ; *oto lastikçi, *oto yıkama-yağlama, *kaportacı, *camcı, *elektrikçi, *ahşap atölyesi. Konut alanı değil, küçük sanayi sitesi gibi. Projede belirlenen kat sayısına riayet etmeden kat fazlası çıkılıyor olması yetmezmiş gibi, yeni bir uygulama biçiminin daha devrede olduğuna şahitlik etmekteyiz. Binanın önüne-arkasına, sağına-soluna eklentiler yapılarak, hatta iki binanın veya blokun arası kapatılarak oluşturulan mekanlara seyirci kalınmakla, yaratılan bu usulsüzlüğün kayıt dışılığa neden olunduğunun farkında bile değiliz belki. Yazının "başka büyükşehir yok" formatına bağlı kalarak ; "bu denli bir sorumsuzluğun ve denetimsizliğin olduğu bir başka büyükşehir yok" şeklindeki iddiamı yineliyorum. İşin ilginç yanı ne biliyor musunuz ? Her gelen yeni yönetimin bir önceki yönetimleri bu konularda eleştirerek gelmiş olması. Semih HOCAOĞLU 18 Ağustos 2026
YAZARIN DİĞER YAZILARI