?>

YARI RESMİ STK'LAR

Semih Hocaoğlu

4 saat önce

Kutuplaşmanın tavan yaptığı bir dönemden geçerken; herhangi bir yere angaje olması gerekmeyen, kendi hür iradesiyle hareket etme gereğinde olan, kuruluş amacına bağlı kalarak temsil ettiği kitlenin çıkarı doğrultusunda çalışmalarını sürdürme zorunluluğu bulunan Sivil Toplum Kuruluşlarının da (STK) bu özelliklerini her geçen gün biraz daha kaybettiği, varoluş amaçlarından uzaklaştığı, kutuplaşma yörüngesine girdiği günlerden geçiyoruz. "Bizim STK, sizin STK" dönemi başlamış durumda. Üyelerinin hak ve menfaatlerini koruyup kollamakla yükümlü meslek odaları ile toplumun sesi konumundaki derneklerden oluşan STK'ler, sivil inisiyatiflerini kaybedip, adete bu özelliklerinden vazgeçerek ; ya bir kuruma veya bir siyasi partiye sırtını dayama suretiyle elde ettiği yarı resmi konumla güç gösterisi yapma gayretini sürdürüyor. Aralarında dernek ve cemiyet kavramlarının bir olduğunu bilmeyecek kadar mevzuattan uzak oldukları için, ".....Mektebi Okulu" dercesine ; ".....Cemiyeti Derneği" adını kullanabilenlerin bazıları dernek kavramıyla yetinmeden federasyon kurma ihtiyacı duymakta, bazıları platformlar kurarak sözde STK'lıklarını sürdürmeye çalışmakta. Aynı aile ferdinden birinin Dernek Başkanı, diğerinin Federasyon Başkanı olduğu garabeti bile gördük bu vesileyle. Bir kurumun yan birimi veya bir siyasi partinin arka bahçesi olma baskısını kabul etmeyerek, "taraf olmayan bertaraf olur" tehdidine rağmen ; sadece"Mardin'in mefaatlerinden yana taraf olabileceği" iddiasından vazgeçmeyen, üstlenmiş olduğu görevi bir yerlere taraf olmadan, birilerinin yörüngesine girmeden çalışmalarını sürdürme gayreti içinde olan ve aslında tüm Sivil Toplum Kuruluşlarının çatı organı olan Kent Konseyi'nin görmezden gelindiği, adeta yarı resmileşmiş söz konusu dernek, federasyon ve platformların sık sık kabul edilip ziyaret edildiği günlerden geçmekteyiz. Sivil toplum anlayışının demokrasilerin vazgeçilmez unsuru olduğu gerçeği doğrultusunda ; toplumun sesi olmak, taleplerini ilgili mercilere taşımak, iletilmiş sorunların takipçisi olmak ve hatta yapılacak çalışmalara ortak olmak gibi çok ulvi görevleri olan gerçek manadaki Sivil Toplum Kuruluşlarına bu çizgide yaklaşımda bulunmuş olmanın hizmet anlamında atılacak ciddi bir adım olduğu gerçeğini vurgulayarak, bu çarkın bu şekliyle işleyişinin sağlanması toplumun ortak beklentisidir. Semih HOCAOĞLU 9 Ağustos 2026
YAZARIN DİĞER YAZILARI