Görkemli bir şekilde kutlanan AKP'nin 25. kuruluş yıldönümü münasebetiyle büyük harcamalarla bastırılıp büyükşehirlerden tutun, en küçük kasabaya kadar çeşitli yerlere asılan çeşitli poster ve afişlerdeki ortak tema : "MİLLETİMİZLE ÇEYREK ASIR TÜRKİYE GELECEĞE HAZIR"
Çok iddialı bu söylem, oldukça karışık olan kafaları daha da karıştırdı.
Yaşam kalitesi düşük vaziyette ayakta kalma mücadelesinde olan çoğu kişi ;
bu çeyrek asırda hangi Türkiye'nin gelece hazır olduğunu merak eder duruma geldi bu slogan sonrası.
*"Maalesef ileri zekalı bir nesil yetişiyor. Bu sivri zekalı veletler sürekli sorular soruyor. İnancıyla ibadetiyle ilgili sorduğu bu sorularla evde huzur camide cemaat kalmayacak. Eğitime ayrılan bütçeye bakın, nerdeyse Diyanet kadar bütçesi var. Eğitimin mantığı nedir, çocuklar okuyup mühendis doktor olacak da ne olacak" şeklinde vaaz veren din adamlarının var olduğu Türkiye'den,
*Almanya'da 8 bin kilise 70 bin hastane, Fransa'da 9 bin kilisenin yanında 60 bin hastane varlığına karşılık, 90 bin camii ve 7 bin hastanesi ; 105 bin doktor açığı, 115 bin din adamı fazlası olan Türkiye'den,
*84 Tıp Fakültesinden her yıl 2 bin, buna karşılık 112 İlahiyat Fakültesinden her yıl 6 bin öğrencinin mezun olduğu, bunun yanında
302 Fen Lisesi ve 3394 İmam-hatip Lisesinin bulunduğu Türkiye'den,
*Sarığı ve cübbesiyle görünmekten çekinmeyen üst düzey ordu mensubunun bulunduğu Türkiye'den,
*Hastanesinde yaraya bastırılacak flaster bandı, okulunda öğrencinin elini yüzünü yıkayabileceği sabunu bulunmayan ; buna karşılık din işlerinde kullanılmak üzere sadece 2026'nın ocak-temmuz ayları arasında 103.5 milyon lira harcamanın yapıldığı, Türkiye'den bahsediliyorsa eğer ; kafalarda şekillenmiş "gelecek" gerçekleşmiş demektir.
Yok eğer ;
*bir bakanının "satacağız, satacağız. Kâr edeni de zarar edeni de satacağız. Devleti ekonomik faaliyetlerden kurtarıncaya kadar satacağız. Pamuk eller cebe, yerli-yabancı herkes gelsin" rahatlığındaki açıklama sonrası ;
1986'dan 2002'ye kadar 63 milyar dolarlık satış yapılmışken, 2002'den bu yana 63 milyar dolarlık satışın yapıldığı Türkiye'den,
*Çukurova, Konya Ovası, Mezopotamya, Harran ve Trakya gibi devasa tarım arazisine sahipken ; tarım ürünlerinin birçoğunu dış ülkelerden almakta olan Türkiye'den,
*2002 yılında ;
.dolar 1.67,
.euro 1.66,
.çeyrek altın 29 TL.
.benzin 1.64 TL.
.et 8.29 lira,
.ekmek 25 kuruş,
.dış borç 130 milyar dolar iken ;
.doların 44.5,
.euronun 51.5,
.çeyrek altının 11.600,
.benzinin 83,
.etin 1000 TL.
.ekmeğin 15 TL'ye ulaştığı Türkiye'den,
*100 TL'ye ;
2009 yılında 50 litre,
2012 yılında 24 litre,
2015 yılında 29 litre,
2018 yılında 18 litre,
2021 yılında 12 litre,
2024 yılında 2 litre,
2026 yılında 1 litre benzin alınabilen Türkiye'den,
"Çin'in toplu üretimden,
Hindistan ve Almanya'nın otomotiv sanayinden,
Japonya'nın dijital teknolojiden oluşan gelir kaynağının ;
.trafik cezaları,
.bedelli askerlik,
. noter tasdiği ile
.paralı poşet olan Türkiye'den,
*Fransa'da 9 bin,
Japonya'da 10 bin,
Almanya'da 11 bin olan makam aracı sayısının 125 bin olan ve
sadece koruma gideri olarak ;
.2020'de 263.1 milyon,
.2021'de 306 milyon,
.2022'de 526.1 milyon,
.2023'de 1 milyar 77 milyon,
.2024'de 2 milyar 291 milyon,
.2025'in ilk altı ayında 1 milyar 466 milyon lira harcandığı Türkiye'den bahsediliyorsa ;
.Adalet,
.İnsan hakları,
.Konuşma ve yazmayı da kapsayan demokratik hak ve özgürlükler,
.Yaşam güvencesi gibi kavramların rafa kaldırıldığı Türkiye ise söz konusu ;
değil çeyrek asır,
dört çeyrek asır da yetmez.
Semih HOCAOĞLU